nur

Geçmiş ve gelecek sıkıştırdığı için, ayakta kalan şu an. Şimdiki zamana mahkum olmuş insanlar. Hareket edemeyen o domino taşı gibi felç geçirmiş insanlar. Geçmiş, anılarla zihnimde, gelecekse tahminlerimle zihnimde. Hepsi acı dolu. Hepsinde kırılan hayaller var. Her saniye içinde hissettiğim geçmiş, şimdiki zaman ve gelecekle dolu aklımla dönüp kaldığımı görüyorum. Nefes alıp veren bir heykele dönüştüğümü görüyorum. Bütün heykeller gibi ben de sadece zaman içinde hareket ediyorum. Yani yaşlanıyorum. Elimden başka bir şey gelmiyor. Tabii her anın içinde üç zamanı da yaşayarak yaşlanıyorum ve bu beni delirtiyor. İnsanın üç zamanlı bir canlı olmasından nefret ediyorum. Aynı anda geri, park ve ileriye takılmış otomatik vitesli bir arabanın motoru ne gürültü çıkarabilirse, bin katını ben her saniye aklımda duyuyorum.
Sayfa 58 - Doğan·Kitabı okudu
Reklam
İnsanın kendine biçtiği cezadan daha acı dolu olanı yoktur. İnsanın kendine verdiği cezaların ilki, işlediği suçtur.
Sayfa 57 - Doğan·Kitabı okudu
Belki de en korkunç şiddet buydu: durmak. İnsan kaçarken başkasının, dururken kendi kanında boğulur.
Sayfa 57 - Doğan·Kitabı okudu
Çünkü Nilay nerede durması gerektiğini bilir. Haritada olmayan yollardan geçmez. Oysa Cenkler o yolların kaldırımlarında oturur ve kendilerini kurtaracak Nilayları bekler.
Sayfa 53 - Doğan·Kitabı okudu
Bazen dünyanın bir kasa olduğunu düşünüyorum. Tanrının parasını sakladığı bir kasa. Para biriminin insan olduğu bir evrendeki küçük bir kasa. Tanrının paraya ihtiyacı olduğu zaman büyük savaşlar, felaketler, ölümler, oluyor. Ölenler harcanıyor. Kalanlarsa faiz yaratmak için ürüyor.
Sayfa 38 - Doğan·Kitabı okudu
Reklam