Ilayda Altintas

Ve yarın, Montreal’de, hepiniz gelin Küçük, ortadan yok olan bir tanrı göreceksiniz, Ay ışığının aydınlattığı gölde, paramparça uzanan. Siz hatırlayan ay olacaksınız. Siz hatırlayan göl olacaksınız. Öyleyse, o vakte dek -
Sayfa 116·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gözü dönmüş bir hırs, ispiyonculuk, paranoya, katı duygusuzluk, depresyon, cinsel doyumsuzluk, yaygın bir alkol alışkanlığı, hatta şizofreni; işte böylesine kokuşmuş bir ortam. İnsanlığın en üretken ama aynı zamanda insana karşı en duyarsız kurumundaydım ve yanlış toprağa ekilmiş bir bitki gibi hızla kuruyordum
Sayfa 12
Böyle bir yerde yıllarca tutunabilmek için, insanın bir tutkusunun, işi dışında herhangi bir bağlılığını olmaması, kendi benliğini gözden çıkarmayı, bedenini dışlamayı, duygularının çoğunu bastırmayı öğrenmesi gerekir.
Sayfa 12
Çünkü yaşamaya katlanabilmenin bazı koşulları vardı: okumak, öykü yazmak, arada bir dans etmek, sokaklarda başıboş dolaşmak gibi. Bunların bedeli de çok pahalıydı, maaşım kesilmiş, kariyerim bitme noktasına yaklaşmıştı. 
Sayfa 12
Hepsinden önemlisi, ölüme hazırlanan yaşlı bir kadın kadar umutsuz ve kırgındım.
Sayfa 10