Sabah uyandım ve yine çiçeklerime, kuşlarıma ve kedime günaydın günaydın dedim. Dünkü can sıkıntısından sonra iyi geldi . Japon gülüm-kızım- yine bir çiçek açmıştı. Ve dalları o kadar çok ki. Her yere de dağılmıştı. Her dalında ucunda tomurcuklar, yarına günaydın diyecek yeni güller vardı. Ben de bu rüzgarlı havaya yeni açacak çiçekler taze dalları kırmasın diye toparlamak istedim. Hava çok rüzgarlı. Ve amacım; hem dalları inciltmemek hem ucunda tomurcuğu küstürmemek, hem de ağacı rüzgara karşı dik tutmak için. İtinayla dalları topladım. Kırmadan, yavaşça. Sonra bazılarını bağladım, bazılarını çite geçirdim. Bir dal bile kırılmadı. Başardım...
Ama işte gerçek hayatımda ve özellikle ailem arasındaki ilişkileri de bu kadar ince düşünüp, kırmadan dökmeden çite düzgün dizebilseydim. Onları her türlü rüzgarlara karşı koruyabilseydim.