Arapça olmadan Türkçe konuşmayı bir denesene?
“Hayalî” bir konuşmayla “sırf” "millete" “muhabbet”, sana da sağlam bir "darbe" olsun diye her tırnak içine aldığım "kelime", "Arap"ça olacak. "Arap"çasız nasıl konuşacan, "cevap" ver bakalım.
Arapça olmadan “kabul” edemez “hareket” edemez, Lütfen, elveda, acele" diyemez, “teneffüs” edemez, “nefes” alamaz, “hiss”edemezsin. "Fakat ve lakin" Arapçadır. ("ve" bile "Arap"ça) “Ruh, hayat, beden, kalp, vücut, uzuv, âzâ, cesed, insan, hayvan, zaman, mekân, eşya, tabiat, halk, mahlûkat, kâinat, semâ, cisim, zayıf" hepsi "külliyen" "Arap"çadır. "Dünya, ahiret, günah, sevap, hata, hayır, şer, ceza, mükâfat "Arap"çadır. Arapçasız “Hukuk, adalet, nüfus, idare, devlet, hükümet, emniyet” biter, “sulh, sükûn" kalmaz. Hadi “suikast”i, “katil”in “eşkâl”ini “tespit” et, “cinayet”i çözüp “cânî”yi "adalete" “teslim” et, "maktül"ü "kabre" koy göreyim? “Mahkeme, hapis, hâkim, vali, kaymakam, 'emniyet' 'müdür'ü, muhtar", hepsi "Arap"ça. “Müessese”n çöker, “iktisad”ın “sekte”ye uğrar, “cârî” açık artar, “ithalat ihracat" yapamazsın! İş “iflas"a "kadar" varır. "Mal, haraç, kıymet, arsa, arazi, menkul, gayri menkul, emlak, sanayi, 'zenaat'kâr, esnaf, ticaret erbab'ı, hizmet, amele, şahıs, maharet, faaliyet, kabiliyet, sahip" hepsi Arapça. “Zaman, vakit, sene, saat, dakika, saniye, salise, mevsim" de "Arap"ça. “Sabır, temin, tedarik” edemez, "hata"nı “telafi” edemezsin. “Özür, mazeret” dileyemez, kimseyi “takdir, teskin, teselli” edemez, “hayr”ola, diyemez, “vaaz, nasihat, fayda, zarar” veremez, "zayi" olursun. Arapça olmasa "şey..” diyemezsin, “şey” Arapçadır! İsteğin olsa “ricâm, istirhamım” diyemezsin. “Nüfus, cüzdan, kayıp, ilan, haber, sokak, cadde, meydan, mekan, etraf, mahalle, civar, kasaba, belde, vilayet, vatan, memleket” hepsi "Arap"ça.