Kitap zeka seviyesi düşük hatta moron olarak tanımlanan Charlie’nin bir fare üzerinde denenmiş olan deneyin ilk insan kobayı olmasını ve bu süreçte zeka ve entellektüel seviyesindeki dramatik artışın Charlie’nin duygusal dünyasında yaşadığı deneyimleri konu ediniyor.
Charlie’nin kitabın ilk başından beri bu kadar yüksek bir içgörüsünün olması açıkçası beni şaşırttı ve kavram karmaşasını bu noktada yaşadım. Çünkü kendi eksiklerinin, hayatta aslında nasıl yer almasını gerektiğini biliyor ancak o bir moron ancak mesela Prof.Nemur ne kadar zeki olursa olsun kendisinin eksiklerini ve sosyal konumunu yanlış kullanan ve bu duruma karşı farkındalığı kendi entellektüel seviyesi içerisinde fazlasıyla düşük olan bir insan ancak o bir moron değil.
Charlie’nin dertlerinin zeka seviyesinin artışıyla daha insani ve daha duygusal olmasının normal bir insanın çocukluk-ergenlik-yetişkinlik geçişinin yansıması olarak verilmesi kitapta beni en çok etkileyen nokta oldu.
Yazarın cinselliğe yaklaşımı ve aşkı anlatış tarzı hayatın içinden, gerçekçi ve bir o kadar da duygusaldı.
Charlie her zaman eski Charlie’yi başka bir karakter gibi düşündü ancak aslında Charlie’yi asıl yapan oydu. Onun insan sevgisi ve hayatı yaşama arzusuydu çünkü bilgi, kültür, entellektüel olarak yüksek olmak duygular ve ruh olmadığı zaman kocaman işlevsiz bir yığın. Yaptığımız tüm işleri , konuşmaları, okuduğumuz kitapları yorumlamamızı farklı kılan bunlara kattığımız duygular ve ruhlardır. Aynı kitabı okuyan iki insanın farklı olmasını bu kılar ve Charlie saf bir şekilde bilginin oluşturduğu Charlie olduğu zaman duygusal dalgalanmalar yaşamasının sebebi insanların ona bir fabrika ürünü gibi davranması hatta kendisine karşı tutumunun dahi öyle olmasıydı. Ancak Charlie bu hatayı fark edip kendisinin de bir insan(aslında