Aşk acısı, umutsuzluğun, bir erkeğe, bir insana yaşattığı hüsran. Çektirdiği acılar ve en önemlisi aşkın felsefesi, kaybedince mi gerçekleşeceği yoksa kavuşamamaktan mı var olacağı? Hepsi çok iyi betimlenmiş bu kitapta. Zavallı Werther dostunuz gibi olacak ona çok ısınacak ve kaybedeceksiniz. Onu anlayıp hak verecek ve özleyeceksiniz. Aynı kaybettiğiniz sevdikleriniz gibi. Belki de kendinizi ona benzetecek bir fark göremeyeceksiniz. İntihar eden kişi başka birisini öldürmek ister. Bu eylemi kendisine yöneltmesi için karşısındaki o kişiyi güçlü bir biçimde özdeşleştirmiş olması gerekir. Ancak o zaman kişi, bu ikinci kişiyi de kendi ölümü ile ortadan kaldıracağına inanır. ayrıca, öldürme isteğinden ötürü duyduğu suçluluğun karşılığını da ödemiş olur.İradesi zayıf insanlar için intiharla bitmiş olan bu kitap gerçekten defalarca okuyacağım bir eserdi. Goethe, yazdığı kahramanı Werther' ı öldürerek kendi hayatını kurtardığını söyler. Sanırım aşk, ölümden bile gerçek. werther, ilk mektuplarda sarfettiği bazı sözlerinden anlaşılacağı gibi, insanoğlunun kötü anlarına takıldığını, iyi anlarının kıymetini bilmediğini düşünür.
ve böyle düşünen hayat dolu bir adam olmasına rağmen, o tetiği çeker. çeker çünkü lotte'den başka, ona olan aşkından başka bir iyi yoktur artık. tek gerçek budur. ve dün gece onu ilk ve son kez kucaklayıp, titrek dudaklarını öpebilmişken, artık ona sahip olabilmişken çekip gitmelidir. ardında sadece bu gerçek kalmalıdır. o, dul kadının eski hizmetkarı gibi albert'ı vuramazdı, ya da beraberinde lotte'yi de götüremezdi. neden yapmadı bunu werther? diye sorarsanız. neden kendi gitti? her şeye rağmen aslında bir çıkmazda olduğunu biliyordu. bunu saygı duyduğu albert'ı vurarak ya da her gece ve her sabah aşkını içinde taşıdığı kadını öldürerek çözemezdi.
onu