Bilişim çağının göbeğinde çaresizlik. Viral enfeksiyonlara kurban edilen aşklar ve tozlu metropollerde karbonmonoksit bağımlısı insanlar var artık. Herkes yorgun, yerdeki izmaritler kadar ezik bir halde. Klişeleşmiş cümleler, zayıflayan kelime dağarcıkları ve tükenen kadınlar var çevremizde. Ucuz otel odaları şahitlik ediyor en büyük sevişmelere. Kimse kimsenin hiçbir şeyi değil ve çığlıklar duyulmuyor. Artan nüfuslara inat yalnızız. İki ayağı olan insanlar evrimini tamamladı ve ikinci yüzlerini oluşturdular. Zaman siberleşti ceplerimize ve kollarımıza kelepçe oldu şu sıralar. Devrin en mantıklı insanları sosyopatlar ve seri katiller. Yapılacak işlerin zirvesini "Biraz daha kafa yaşamak!" çekiyor ve her üç gençten ikisi tiryaki. Dolaştığımız caddelerde sanal duygular, kaldırımlarda fahişeler ve torbacılar yürüyor. Esaretimizin sonu yok. Doğa ana bile hayat kadını oldu. Ozon tabakasındaki deliğin genişlemesini kanıt gösterebilirim. Ve biz kadın. Koca bir yalanın içinde kaybolmuş bir gerçek kadar anlamsızız...
29 Aralık 2015 Salı