Öç benimdir,karşılığını ben vereceğim…”
Yorumlarken zorlanacağım ve sindirilmesi zor bu kitabı elimden geldiğince yorumlamaya çalışacağım sizlere.
Kitabın giriş cümlesinde de yazdığı gibi; “Bütün mutlu aileler birbirine benzer,her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir.”
Anna Karenina ve Aleksey Aleksandroviç’ in mutsuz evliliği.
Evliliğinin getirdiği mutsuzlukla Kont Vronskiy ile yasak aşk yaşamasını kendine hak görmesi..
Anna Karenina bir aşk romanı gibi görünse de aslında bir çok toplumsal konuya değinmiştir.
Aşk, ölüm , dönemin sosyo kültürel yapısı , ilişkiler , toplumun bakış açısı .. Tüm bunların aslında günümüze kadar pek bi değişim göstermediğini söyleyebilirim. Aradan kaç yüzyıl geçerse geçsin toplum da kadın kolay dışlanan taraf, erkekse hayatına kolayca devam eden taraf olmuş her zaman.
Levin ve Kity’nin aşkları içimi baysada zaman zaman yüzümde tebessüm oluşturdu.Levini’in çiftlikte köylülerle canla başla ot biçmesi beni benden aldı.Kitabın ana karakteri Anna olsa da Levin daha çok ön plandaydı.
Ve Anna’nın kocası sevgili Aleksey Aleksandroviç; keşke elindekinin kıymetini zamanında bilseydin.Gösterseydin sevgini bu kadar zor muydu?
Bu romanı sadece aşk kitabı olarak nitelendirmek haksızlık olur.Toplumsal baskı,aile kavramı,yeniden varoluş,din,ahlak,toprak,siyaset ve kadınların toplum içindeki hakları….vs.
Tolstoy yapıtı bunca zahmete değdi,kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Özlem bana eşlik eden sevgili kitap dostuma sonsuz teşekkürler