Rojbin

Rojbin
@Dibaze
Yürüyorum ben, dolunay peşimde. Şarkı çalıyor. Hepinizin şarkısı
“Olgun, kendisine hakim, öylesine ki *Ne yoksulluk korkutur onu, ne ölüm, ne zindan; *Tutuklardan sıyrılmış, şereflerse gözü tok; *İçine kapanmış, toparlanmış, yalın bir küre olmuş *Pürüzsüz yuvarlanır bir başına, *Talih'e tutamak vermeden, hiç yenilmeden."
Reklam
“Kim kimin derinliğini görebilir, hem hangi gözle?”
“ Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar? Göğü görmeden, denizi görmeden maviyi anlamaya benzemez mi bu? Bir güz düşünün ki Ömür hanım, ilkyazı olmamış, yazı yaşanmamış, böyle bir güzün hüznü hüzün müdür? Başlamanın bir anlamı varsa bitişi göze almak, bitişin bir anlamı varsa başlangıcı olmak değil midir? Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir. Yaşamak zorunda olduğumuz şunca yılı aykırı uçlar arasında gezdirip geçirmedikçe,alışkanlıkların sınırlarını aşmadıkça zaman zaman, yaşamak nasıl yenilik olur tükenmek değil de?”
Antonio Gramsci’nin dediği gibi : ” Devrimci olan sadece gerçeğin kendisidir.”

Rojbin

, bir kitabı okumaya başladı
Fikret Başkaya
8.7/10 · 570 okunma