İnsan yaşamını kaydedebilse ve tüm yaşamını bir şerit üzerinde ileri geri
hareket ettirebilse, istediği yerde durdurabilse veya istediği kısımları
yineleyebilse nasıl olur?
O zamanlar henüz anlayamamıştım ama bugün artık şefkat duygusunun sakin, düzenli ve tane tane dile getirilemeyeceğini, nasıl dile getirilmesi gerektiğini de bir başkasının yerine belirleme hakkımın olmadığını biliyorum.
İnsanın evine ne gibi mutluluk verici veya ölümcül bir haberle döndüğünü hiç kimsenin merak etmemesi gibi kolay kolay alışılamayacak bir deneyimle yüzleşiyordum.
Artık çoktan yitip gitmiş ve asla geri getirilemeyecek olanı, bir zamanlar evlerin yüzümü kaplayan gölgelerini, eskiden yitirdiğim yuvamı aramak
için mümkün olduğunca sık doğduğum kente döner ve tabii ki
aradığım hiçbir şeyi bulamazdım. Damlaları arasında yaşamımın
kırık dökük parçalarını da sürükleyip götüren o ırmak nerelere
akıp gitmişti acaba?