Ben İskandinav Edebiyatına, onun ıssızlığına, insanın göğsünü sıkıştırma hissine, beni kahredişine ve duygularımı sömürmesine bayılırım, o yüzden bu kitaptan beklentim oldukça fazlaydı. Ne yazık ki ne içine girebildim, ne karakterlere bağlanabildim. İsterdim ki kitap boyunca ana karakterin çocukluğu, yalnızlığı, arayışları, hayattan beklentileri hakkında daha derinlere inebileyim. Bu olmadığı gibi romanda var olan tüm karakterler üstünkörü geçilmiş gibi geldi bana. Kitabın dilini de sevdiğim söylenemez, bilemiyorum. İstediğim kadar beni yerden yere vurmadı, huzursuzluğum o yüzden galiba.