"Hiçbir şey söylemeden, duyguların bu ezici infilakıyla utanmışçasına teker teker odalarımıza çekildik ve hareketliliğin yavaş yavaş söndüğü, fısıltıların, kulak kabartmaların, kısık sesli konuşmaların ve mırıltıların sürdüğü koca binada geriye kalan tek şey, karanlık odadaki bu yıkılmış insancığın yapayalnız titreyişleri ve iç çekişleri oldu."
" Acı çekmek böyle bir şey. Seni de ölümün içine çekiyor sanki. Yani biyolojik işlevlerini yerine getirmeyi sürdürüyorsun tabii. Nefes alıyor, görüyor, konuşuyorsun ama gerçekten yaşamıyorsun."
"Yetişkinliği bırak,daha ergenlik çağına bile ulaşamadan öldüğü için nasıl biri olacağını söyleyebilmek kolay değil. Biri küçük yaştayken öldüğünde, sana acı çektiren iki tür hayalet olur. Oldukları kişinin hayaleti ve olabilecekleri kişinin hayaleti. Onun ölümü içimde hiç olmayan bir boşluk yarattı."