Didem Köse

Cumhuriyet 102 yaşında
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2025 13:52
Sayfa 117; "Her toplum tarihi yapar ve bazısının yaptığı tarih öbür toplumların ve dünyanın gidişini etkiler. Çanakkale Deniz Muharebeleri ve ardından kara savaşı, dünya tarihinde kendi anısına dikilen abide kadar kalıcı ve destansıdır. Birinci Dünya Savaşı'nın kaderini ve savaş sonundaki gelişmeleri etkileyen büyük olaylardandır. Savunma durumunda olan Türkler, Tıp Fakültesi ve Mühendis Mektebi'ndeki ve seçkin liselerdeki genç aydınlarından kasabalardaki becerikli zanaatçısına, ülkenin toprağını ekip biçen çiftçisine kadar ancak 40 yılda telafi edebilecekleri büyük kayıplar vermişlerdir. Kurtardıkları topraktaki insanlar, verdikleri savaş yüzünden vatandaşlık toplumuna doğru önemli bir adım atmışlardır." Böyle önemli bir tarihler dizisini, bir çocuğun dilinden o dönemin eseri olarak sanki yanıbaşımda yeniden yaşanıyorcasına anlatabilmeyi Şermin Yaşar öyle güzel başarmış ki; kitap çıktığından beri okumayı ertelediğime üzüldüm... Dili akıcı, anlatısı İlber Ortaylı'nın notlarıyla da daha tarihi ve de samimi bir Türkiye otobiyografisine dönmüş. Hem Şermin Yaşar'ın hem de İlber Ortaylı'nın kalemine sağlık. Çizimlerden tutun, ana karakterimiz olan önce şerbetçi sonra çörekçi sonra da gazetecilik yapan çocuğa kadar hepsi yakın zamanda 102. Yılını kutladığımız cumhuriyet bayramı üstüne capcanlı halde benimle... Cumhuriyeti nice nesillerle yaşatabilmek nasip olsun bu topraklara. İlber Ortaylı'nın dediği gibi; "Atatürk Türkiyesi bozkırın ortasındaki bir ışıltıdır." Ki o Atatürk ve önderliğindeki hükümet, savaştan çıkan bir ülkeyi; eğitim, üretim, ekonomik düzen, sosyo-kültürel olarak geliştirmiş ve insanlarına kendini her anlamda yetiştirebilmek için desteklerini vermiştir. Varolsun o anlayış, yeniden doğsun inşallah...
Atatürk
Cumhuriyet'in İlk Sabahıİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20234,622 okunma
Reklam
8/10
·384 syf.··
2025 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 16:19
"Omuzlarınıza bir yük daha eklenmiş gibi hissettiğinizde hayata devam etmeye çalışmak kolay değildi. Fakat öyle olmuştu. Geçen seferinden daha kolaydı." (Sayfa 271) Bu serinin ikinci kitabını okumak da benim için daha kolaydı. İlk kitap için "sanki tamamıyla ikinci kitabı da yazmam üzere çok fazla boşluk bırakmış yazar ve bir o kadar da aksiyondan yoksundu." Demiştim ya; haklı çıktım... :)) Ama maalesef bu kitapta da nefretten aşka mevzuusu o kadar gecikmeli idiyki. Sonra neden birden aşık oldular diye düşünüp kabullenemedim. Yani bu ikiliyi şimdiki neslin diliyle "shipleyemedim"... Son 100 sayfaya kadar yine bir "senden nefret ediyorum, keşke ölsen" havası hakimken; "artık senden başkasıyla olmaz"a geçtiler. Ama aşk böyledir demeyin lütfen, o geçiş evresi vardır hani... Anlatırsın, şöyle yakınlaştı böyle oldu diye. Birden bire hop diye öpüp, tamam biz sevgiliyiz olmaz. Bence öyle... Ama neyse ki, neticede bir şey oldular. Tabii spoiler olsun ama kitap sonunda da yine nefrete döndüler. O GELİŞME ILE MECBUUUR!! *** Burayı geçiyorum neyse! ** Bu kitap ilk kitaptan %60 daha hareketli idi, şaşırdım. Acaba final kitabı mı diyecek duruma dahi geldim ama sonuna gelince, tamam belli oldu bunun devamı da gelecek. Dedim... Üçüncü kitabı alır mıyım şu an için bilemiyorum ama şunu demeden geçemiyorum yeniden; keşke ilk kitap da böyle başlasa idi. Ya da keşke ilk ktap bu olsaydı. Seri kitaplarında genelde ikinci kitaplar yorucu olur ama ilk kitap benim için daha yorucu idi; ilk kitabi 50 bu kitabı da 6 günde okuduğumu düşünürsek gayet net durum bence. İlk kitap karakterleri anlatmak üzerine kurulu idi, ikinci kitap daha iyi olmuş diye düşündürdü... Bu yüzden de puanım 7,5'tan 8... İlk kitaba 5,5'tan 6 vermiştim...
Raven'in PeşindeSelin Solaris · Martı Yayınları · 2025289 okunma
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2025 14:59
"Karışık Kasetimdeki en sevdiğim şarkı sensin. " (Sayfa 294) Bazen bir kitap okursunuz ve karşılaşmak istediğim aşk bu dersiniz. Bu kitap benim için aynen böyleydi. Birbirini anlamayı seçen ruhlar birbirine aşık olunca, bir bütün halini alıyorlar demek ki. Bunu sadece kitaplarda okuyor gibi hissetmek üzüyor bazen... Kendi hayatlarının içinde, ruhları kaybolmuş iki insan; Oliver ve Emery... Birbirlerinin Karışık Kasetlerinde en değerli parça olmalarını okurken hikayelerinin bambaşka yönlerinde düşündürüyorlar bizi. Çok derinden içime dokunarak Emery'nin söylediği gibi "Onlar gibi bir aşk yaşamak istiyorum" diyeceğim... Toksik insanlardan öte, en kötü halinde bile sakin kalabilmesini başarabileceğin birine sahip olmayı okudum zira. Birbirine yalan söylemeden, birbirinin arkasından iş çevirmeden ve de ne merak ediyor ne hissediyor belli ederek utansa dahi sevdiğin için o duygunu alt etmeyi başararak sevginden güç alarak doğrulmayı okudum... "Gülümsemenin çok az kişiyle paylaştığın gizli bir ödül gibi hissettirmesini seviyorum. Bana bakıp gülümsemeni seviyorum. Kahkahalarını, iyi günlerini ve kötü günlerini seviyorum." (Sayfa 253) ** Kısaca bahsetmek istiyorum; Oliver, ikiziyle kurduğu müzik grubunun melankolik prensi ve Emery ise o müzik grubunun en sıkı hayranı iken; yıllar sonra Oliver'ın ikizi Alex'in ölümünün ardından, Oliver kendini toparlayamadığı süreçte Emery ile kendini yine çok kötü hissettiği bir günde tanışır. Emery ise bekar bir kız çocuğu annesi olarak hayatının her türlü zorluğunda, kızına tamamıyla yetebilmeye uğraş veren bir kadındır. 5 yaşındaki kızının büyüklerinden her küfür ve benzeri şikayet duyduğunda "küfür kavanozuna bir çeyreklik lütfen", "küfür kavanozuna bir çeyreklik borcun var" gibi cümleler söylediği yerlerde kendimi gülmekten
Müzik
Karışık KasetBrittainy C. Cherry · Martı Yayınları · 20241,024 okunma
Bir geçiş kitabı gibiydi bence...
6/10
·416 syf.··
2025 14. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 20:05
Selin Solaris ile tanışmamız, bu seneki Bursa kitap fuarındaki imza töreninde oldu. Kitabına daha yeni başlamıştım imzalatırken bu kitabın başlarını okumuştum daha. Nasıl buldun peki, dediğinde ona da yazım dilini sevdiğimi söylemiştim. Ancak kitabın devamında bu yeterli gelmez oldu. Hikayenin geçtiği evrenin ve baş karakterlerin tanındığı bir "geçiş kitabı" olarak tanımlayabilirim bu kitabı. Karakterleri öğreniyoruz, hikayenin geçtiği yerleri de yaşıyoruz. Ama bu Suikastçılar neden ve kime karşı yetişiyor ve de kime karşı savaş halinde olacaklar çözümlenemedi henüz... Bu kitapta benim için eksi hanesine yazılan başlıca konu bu idi... İkinci kitapta bu durumlar çözümlenir mi bilmem ama "bundan sonrası spoiler olacak"; - Annesinin ölümünün ardındaki gizli sırrı öğrenmek için babası tarafından zaten suikastçı olarak yetiştirilmiş baş karakterimiz, öğrenci olarak girdiği okuldaki sırları çözümleme uğraşına giriyor. Buraya kadar tamam, ama olay o kadar yavaş ilerliyor ki; insan cidden unutuyor ne yapıyorlardı diye. (Bu durumda kesinlikle ikinci kitap yazılsın diye yapılmış diye düşündüm ne yazık ki.) - Yazarı instagram hesabından çok severek takip ediyorum. Orada da kitabı almadan önce "nefretten aşka" konusunda odaklı bir kitap olduğunu birçok kez söylemişti. Ancak kitapta nefret vardı, aşk yoktu. Sanırım onu da ikinci kitapta okuyacağız. (Şayet üçüncüsü düşünülmüyor ise...) - Bu yazdıklarımdan hareketle ikinci kitabını da okuyacağımı belirtsem de, bu kitaptan beklentim bu saydıklarımdan çok ötesiydi... - Eklemem de gerekir ki; berbat, abartı vs diyenlere de katılmıyorum. Karakter oluşumları ve hikayenin iç dizaynı gayet güzel. Sadece olayların ilk kitap diye bile olsa, bu kadar yavaş gitmesi garibime gitti... Velhasıl; bu sebeplerle yazarla tanışma kitabım olan bu
2025 Okuma Raporları
Raven SuikastçısıSelin Solaris · Martı Yayınları · 2025595 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2025 18:53
"Birisi tarafından delice sevilmek size güç verir, birisini delice sevmek ise cesaret." (Sayfa 198) Nicholas Sparks, bir kez daha kalbimi fethetti. Okuduğum iki kitabının ardından bu üçüncüsü benim için en can alıcısı oldu. Sebeplerinden biri, her defasında Hope takma ismini kullandığım birçok sefer açısından ana karakter "Hope" bana kendimi çok iyi hissettirdi. Hope benmişim gibi hissederek okudum ve kitabı 3 günde bitirdim... Nicholas Sparks'ın bu kitabına puanım 10'du, çünkü kitap kurgu da olsa gerçek bir yere dayanarak yazılmış. İlham alınan ada, ilham alınan posta kutusu ve onun hikayeleri ve de anlatılan yerler o kadar gerçek anlatımdı ki; kafamda kurmakta hiç zorlanmadım. Bir kitabı okurken en çok da bunu seviyorum işte... Kısaca bahsetmek gerekirse; Tru Afrika'da doğmuş büyümüş 42 yaşında bir adamken biyolojik babasıyla tanışmaya, kuzey carolina sunset plajına geliyor. Hope ise, arkadaşının düğününe katılmak için ailesinin yazlığında kalmaya geliyor aynı zaman diliminde. Tru'nun babası geç geleceğini söylüyor, Hope dinlenmek için birkaç gün öncesinden geliyor derken; o plaj bir dostluğun ve sonrasında da bir aşkın doğduğu yer oluyor ikili için... Yazarımız sayesinde, aşık oldum ayrıldım anladım anlayamasam da ben de aynısını yapardım bile dedim... Birçok şey yaşadım ve sonucunda okuduğuma çok memnun oldum. !!! "Bundan sonrası Spoiler olacak"ama kavuştuk da sonunda; işte düşündüm ki, ben bile değişmişim. Gençlikte ideallerini kurduğumuz hayat, hata olduğunu bilmemize rağmen iyi midir? Diye düşündürdü. Düşüncem iyi olmadığından yana tabii ki... Hope ile Tru, birbirine körkütük aşık olmuştu ama Hope çocuk sahibi olmak istiyordu. Tru ise, bir çocuk sahibi ama çocuk sahibi olduktan daha sonrasında geçirdiği kızamık sebebiyle kısırdı. Sırf ömrü boyunca pişman
2025 Okuma Raporları
Her NefesteNicholas Sparks · Dex Yayınları · 2019102 okunma
Reklam