Didem Köse

Didem Köse

, bir kitap okudu
4/10
·168 syf.·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2025 22:56
·
2025 9. kitabı
Reyhan Kocabal
6.5/10 · 10 okunma
Reklam
8/10
·208 syf.··
2025 7. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2025 23:14
Bu kitap benim için 2025'in 7 kitabı idi, zorladı beni ve öyle böyle sona erdi.. :) Kötüydü demiyorum, karamsar kitaplardan yorgun düşüyorum diyorum. Ben bu sefer daha çok emin oldum ki, Buğra Gülsoy distopya sever bir yazar kimliğine sahipmiş. Bir önceki kitabında da karamsarlığı yaşamıştım ama bu seferki daha başka evreydi... İçeriği ne kadar sosyolojik açıdan günümüze ışık tutsa da, çok ama çok karamsar bir yan görüyorum kaleminde. Yazı dilini sevdim ama gündüzleri wayuu çanta örmekle uğraştığım son haftalarda maalesef geceleri okurken uzun süreler elimde tutamadım. Ürktüm, güzel bir okuma deneyimi yaşamış olsam da korku egemenliği dolu gelecek muhtemel dünya düzeni beni ürküttü... (Zaten benzerini yaşıyorken üstelik!) Bir de şu var ki, sonucu benim için fazla havada kalmış gibi. Çoğu kişi için bir sondur belki bu, benim için ötesini yorumlayamayacağım bir yerde kaldı kitap... Acaba bu kitabın devam etme ihtimali var mı? Puanım 10 üzerinden 7 bahsettiğim bu durumlardan ötürü. Yazı dili güzel ama hikaye açısından bir daha bir daha okuyup kendimi ürkütme düşüncem mevcut değil... :) Beğenip çok alıntıladığım cümlesi var, onlardan en hak verdiğim cümle ile bitirmek istiyorum incelememi; - Sayfa 46; "Bizleri 'bilenler' ve 'bilmeye gerek duymayanlar' olarak ikiye bölüyorlar. Bilgiye hakim olduğunu düşünüp kendisini yüce gören kibir dolu insanlar yarattılar. Onlara inananlar farkında bile olmadılar; gerçek bilgiye ulaşanın kibre değil merhamete dönüşeceğini. Bu yüzden kibri değil merhameti takip et hep. Düzen, birbirimizi zeka değerleriyle sınıflandıran, sistemin verdiği rütbelerle kimin akıllı, kimin akılsız olduğunu algılatan bir illüzyondan ibaret. Üstelik yine aynı sistem 'saklı gerçekler' hakkında konuşanları da kendi yarattığı karalama yöntemiyle yaftalayıp
İnsanlar ve Duygular
LunaBuğra Gülsoy · İnkilap Kitabevi · 2022669 okunma
Bizleri korkuyla kontrol ediyorlar, nesillerdir yaptıkları gibi. Sadece para tanrısına muhtaç bırakmadılar hepimizi, en zayıf nokttamızdan da vurdular, en büyük korkumuzdan: Can güvenliği endişesi. Zaaflarımız üzerinden saldıracaklar. Ailelerimizin, çocuklarımızın sağlığı ve güvenlikleriyle ilgili kaygılar köpürtülecek. Ard arkası kesilmeyen kaoslarla bizleri yeteri kadar bezdirip istedikleri kıvama getirdiklerinde, bilerek ve isteyerek, huzura kavuşacağımızı, mutlu olacağımızı sanarak teslim olacağız Bu bir aldatmaca, sakın kanma! Üstelik bunu daha adil bir dünyaya, daha çevreci bir düzene varma kisvesi altında gerçekleştirecekler. Bir kişinin kendini kurtarması asla yeterli oImayacak. Unutma! Ya hepimiz 'gerçek' mutluluğa ulaşacağız ya da hiçbirimiz. İnsanın sefaletten kurtulmasının tek bir yolu var. Azınlığın değil herkesin gözlerini açması. Çünkü en büyük tehlike, farkında olan azınlığın diğerleri tarafından birer düşmana dönüştürülecek olması. Bizi mutsuz edip korku içinde yaşamamızı isteyenlerle bize yardım edip kurtarmak isteyenler aynı aklın tasarımı. Asırlardır efendilerin köleleri olmadık sadece, cellatlarımız da kahramanlarımız oldu aynı zamanda. Şimdi, adım adım kurmak istedikleri son imparatorlukta yeni alışkanlıklara hazırlıyorlar bizi. Son başlıyor. Binlerce yıldır yarattıkları her sey şimdiye, şu ana varabilmek içindi. Karanlık çağın kapıları çoktan aralandı!
Sayfa 57 - İnkılap Yayınları·Kitabı okudu