Didem Köse

8/10
·216 syf.··
2025 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2025 11:58
Buğra Gülsoy'un yazar kimliği ile tanışma kitabım oldu. Oyunculuğunu öyle böyle değil, çok çok beğeniyorum ve youtube hesabında da izlemiş biri olarak başladığım gibi; youtube hesabı gibi felsefik olacak galiba hem de tüm hikaye. Ama olmadı, beni kitabın ortasına doğru yanılttı ve öyle içine kattı ki; etkilendim bile. İkinci kitabını almayı düşündüğüm bir seri benim için şu an ama biraz kasvetli bir hikaye olması açısından bazı yerlerde çok duraksadım. Gidişatı ve zaman atlamaları sanki "Klasik bir eser" okuyormuşum gibi hissettirdi. En çok bitiremezsem diye başlangıçta bu sebeple korktum ama dedim ya, ortalara doğru alıştım. :) Yani bir okumaya devam edince alışıyorsunuz... Kitapta herkesin felaketi kendi seçimleri ve müdahale edemediği öfkesinden ortaya çıkar öğretisi var. Çok sağlam verilmiş konu içeriği... Kitap 1910lu yıllarda geçiyor, İstanbul konstantinapolis iken ve gerek İstanbul gerekse de tüm dünyada kaos oluşturmaya hakim güçlerin var olduğu zamanları anlatıyor. İstanbul'daki köpek katliamı anlatılıyor, ama öncesinde o köpeklerin hapsedilmiş olduğu yerden çocukların birlik içinde kurtarışı ele alınıyor. Kitap buradan başlıyor, dersaadet dedikleri kentte oluyor bu olay. Oradaki yetkililer çocukları ve de gayrimüslimleri hedef alarak bir kavga çıkarma derdine başlıyorlar. Sonra bu kavga bir futbol maçında gerçekleştiriliyor. Bir şekilde baş kahramanımızı çok severek baktığı ve arkadaş bildiği köpeğine şiddet uygularak kışkırtıyorlar ve sonrası o maçta hep kaçtığı ve savaştığı canavarıyla yüzleşiyorlar. Öyle ki bu olayın sonrasında hapsedilmemek için sevdiğinden ve de o şehirden kaçmak durumunda kalıyor. Pariste bir hayatta kalma savaşı başlıyor sonra, öğretmenlerinden birinden öğrendiği boks dersleri sebepli boks mücadelerine çıkana kadar Parisin sular
Birinci KıyametBuğra Gülsoy · İnkılap Kitabevi · 2019789 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Acı ve mutluluk geçmezdi. Derinliklerimize gömülüp âdeta iliklerimize işlerdi. Güçsüz zeminleri üzerinde dururken ikisi de yok olduğunda dengemizi bulmaya çalışırdık.
Sayfa 405 - Arkadya Yayınları·Kitabı okudu
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2025 21:20
2025'in benim için ilk kitabı bana yine "hepsi kurgu olamaz!" Dedirtti. Okurken o kadar çok hikayenin içinde yaşadım ve üzüldüm ki, isterim ki birçok Arkadya yayınında hissettiğim bu duyguyu bu kitapla siz de hissedin... Bu yazarla ilk tanışma kitabımdı, Ana Johns yazı dilini öyle güzel kullanmış ki son kitabımız olmaması muhtemel.. :) Japonya'da Amerikan donanmasının yeraldığı dönemlerde, Japon ve Amerikan kişilerin yaşadığı aşktan olan çocukların hem Amerikada hem de Japonya'da çektiği zulümlerden bahsediyor kitap. Öyle ki, savaş sonrası Amerikaya göçen gelinler ve Japonya'da yaşamaya uğraşan Amerikan askerler ayrı zulüm yaşamış ama en zorunu "saf ırk" olmadıkları gerekçesiyle çocuklar yaşamış. Hem toplum hem aileler kabul etmemiş ki, ailesine bağlı japonyada yaşanan kimsesizlik durumu kızların üzerinde daha büyük yük barındırmış... Naoko, Japon kızımız şehrine gelen Amerika askeri Hajime'ye aşık olmuş. Hajime de Naoko'ya. Başka biriyle evlendirilmek istenen Naoko, bir seil ailesini öncesinde evlenmek istediği kişiyle tanıştırmak istese de, o gün gelip çattığında ailesi Amerikalı genci gördükleri an yüzlerini olmaz diye çeviriyorlar. Çay seremonisi gerçekleşmeden Naoko'nun elindeki fincanlardan birini kırarak. Birkaç gün sonra annesi önüne bir yol sunuyor, ya sevdiğine gidecek ya da kalıp evlenmesi gerektiği gerçeğini kabul edecek. Naokonun başka seçeneği olmadığı için gidiyor ve mutlu olması gereken yerde ayrılıklar ve beklenti dışı ihtimaller sarıyor etrafını. Kitapta saf ırk olmadığı için kendi çocuğunun veya torununun karnındakine merhamet etmeyen babaları babaanneleri okumak çok içimi acıttı benim. Spoiler yemek istemiyorsanız burayı okumayın; Naoko kitapta annesinin öldüğünden sonra evine dönüyor, aslında öncesinde ailesinden haber alabilmek oluyor
Ateşböceğinin ŞarkısıAna Johns · Arkadya Bitter Yayınları · 2020462 okunma

Didem Köse

, bir kitap okudu
8/10
·216 syf.··
4 günde okudu
·
2025 2. kitabı
Buğra Gülsoy
8.4/10 · 789 okunma
O zaman daha iyi anlamıştım; hiç tanımadığımız insanların farkında olmadan birbirlerinin hayatlarını nasıl kontrol ettiklerini, hiç tanımadığımız insanların başka yaşamları kendi elleriyle nasıl tuttuklarını. Görünmeyen ince bir iplikle bağlıydık birbirimize. İpliklerden biri koparsa hepimiz kopacaktık.
Sayfa 53 - İnkılap Yayınları·Kitabı okudu