didem

Kalp kazanmayı,buyurgan olmaya tercih edemiyoruz bir türlü...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Insanın işi öğrenmektir. Deve insandan daha güçlüdür, fil daha iri, aslan daha yiğittir. Sığır insandan daha çok yiyecek yer, kuşların erkekliği daha fazladır. İnsanın işi ise öğrenmek, öğrenmek, öğrenmektir bu âlemde.... " Böyle diyor Idris Şah..
Demokrasi masa başında ya da kürsüde değil, hayatın içinde test edilir. Bir insanın ne kadar hoşgörülü olduğu lafla değil, gündelik hayatın içinde belli olur...
Ta ezelden beri Ademoğullarının ve Havvakızlarının en büyük iki düşmanından biri KİBİRdir, diğeri ise ÖFKE. Ikisine de kapılmak o kadar kolay ki. Ikisi de zehirdir halbuki. Üstelik sinsi sinsi zehirlerler insanı, çaktırmadan, kendini ele verme den. Ofke evvela onu içinde taşıyana zehirler. Hızla yaşlandırır. yüzünün rengini soldurur, gözünün ferini. Bulaşıcıdır. Bir insandan bir insana, bir gruptan bir gruba hızla yayılır. İnsanlıköfkeye karşı aşı icat edemedi henüz Bugünkü ortamda en kolayı kızmak, köpürmek Yangına körükle gitmek. "Öteki" hakkında suçlayıcı laflar etmek Bugün en kolayı birilerine hakaret etmek, küfretmek, ylen mek. Bağırıp çağırmak, "onlar"ı suçlamak, dışlamak, itelemek ötelemek, ötekileştirmek...
Hayatın kimi virajları öyle sert ve hızlı alınıyor ki, toparlanamıyor ruhumuzun direksiyonu. Bir de bakmışız ki çıkmışız yoldan, uçuruma doğru gidiyoruz tam gaz bodosloma...