Günümüz Batı dünyasında pek çoğumuz evsiziz. Şimdi etrafındaki diğer yaralı insanlara dönüp onlarla bağ kurmanın, bu insanlarla birlikte bir ev inşa etmenin bir yolunu bulmalısın.
Çok uzun süredir kabilesiz ve bağlantısız yaşıyoruz.
Hepimizin eve dönme zamanı geldi.
Ya depresyon aslında yas tutmanın bir biçimiyse — olması gerektiği gibi olmayan hayatlarımız için tutulan bir yas ise ? Kaybetmekle birlikte hala ihtiyaç duyduğumuz bağlar için tuttuğumuz bir tür yas ?
Tek başımıza olduğumuzda hissettiğimiz huzur, yalnızlığın dinginliği içinde kendimize dair bu kesinlik, bir başkasının bu suç ortaklığı halindeki eşliğinde yaşanan bu “bırakın gitsin, bırakın gelsin, bırakın konuşsun” a kıyasla hiç kalır… Bir erkeğin yanındaki bu mutlu dinlenmeyi ilk kez ne zaman hissettim?
Bugün, ilk kez.
Güvensizliklerimizi birbirimizle paylaşsaydık, taze fasulye ile C vitamininin, hayvanı besleseler bile yaşamı kurtarmadığını ve ruhu beslemedik- lerini kendimize söyleyebilmek için kendi aramızda bir araya gelebilseydik ne kadar iyi olurdu.