Yaşadıklarımızın, üzüntülerimizin, kayıplarımızın ve göz yaşlarımızın sebebi olarak bir seneyi gördüğümüz koca bir yılın sonuna geldik. Okumak, sayfalarca okumak insanı kültürlü ve bilgili yapabilir ama cehaletimizi gidermez. Cehalet insanın üstüne giyidiği bir elbise gibidir. Bazen geldiğimiz hiçbir makam onu üzerimizden çıkaramaz. Bazen de hiç okuma bilmezken bile cehalet elbisesini bir kez bile üstüne giyinmezsin.
Evet kendi vademizi doldururken belki şimdiye kadar geçirdiğimiz en zor yıldı. Ağladık, yorulduk, düştük, kalktık, tekrar düştük ve tekrar kalktık. Ama bir şeyi unuttuk. Yaşadıklarımız bir imtihan olabilir miydi? Kendimizi sorgulamamız gerekmez mi? Doğu Türkistan, Suriye, Myanmar, Filistin, Yemen, Afrika ve daha bir çok belde yıllardır 2020’nin günlerinden çok daha zor günler geçirmiyor mu? Merhametsizliğimiz, düşüncesizliğimiz, üç maymunu oynamamız yüzünden değil mi aslında bu yaşadıklarımız? Yarın, 2021’de zor günler hiç bitmediğinde 2020’den özür dileyecek miyiz?
Velhasıl kelam. Rahman bizleri şefkat tokatı ile uyarıyor. Yarının çok geç olacağı, bugünün en güzel başlangıç olacağını unutmamamız umuduyla.