Burası Hazreti Yusuf makamıdır... Yusuf Peygamber de yedi yıl zindanda yattı, kahpe şerrine uğradı da demişti. Yusuf Peygamber’den bu zamana kadar dünyada her şey, akıl durduracak derecede değiştiği halde, bugün, yirminci asırda, mahpusluk yine de aynı kalmış, demek ki gökyüzünde, denizaltında insan zekası henüz mahpushaneden daha korkunç bir işkence bulamamıştı.
Sözgelimi çok beğenerek aldığınız, henüz bırakmaya bile değil, her tarafına bakmaya bile fırsat bulamadığınız bir dantel, bir Fildişi heykelcik. işte böyle kırılacak, örselenecek bir şey düşünün. Karşınızdakiler onu sevseler, beğenseler de sizin o ânda verdiginiz değeri veremezler. Gene de ellerine alıp bakmak isterler. İşte bu sırada , 'Düşürecekler, bozacaklar, mahvedecekler!' diye içinize bir titreme gelir ya.
»
"Anlıyorum
..."
"Bütün gerçek sevgilerde bence iste bu duygu oluyor. Son derece bencil... Son derece insanca bir sey... Insancil ama, son derece de barbar, hayvanca... Ben sevdiklerime kars böyleyim
. Ölünceye kadar da korkarim böyle kalacağım
Kamil Bey, bu eski kağıtlar karıştırdıktan bir garip kedere kapıldı. Eski adamlar, bütün davranışlarını dine uydurmaya uğraşmışlardı. Yürüyen ve değişen hayatı donmuş kalıplara uydurmaya çalışmaktan daha zavall bir iş olur mu?