Dilek

Dilek
@Dil_mma
Sahi, nasıl da değişiyor dünya, bir anın bir ötekine bağlandığı gözle görünmez noktada... O noktaya nasıl gelindiğinin upuzun bir gerisi var elbette. Gene de her şey, bilmekle bilmemek arasındaki korkunç derin ve uzak, bir o kadar da parmak boyu yakınlıktaki ulaşılabilir anda düğümleniyor...
Sayfa 243·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İşin doğrusu şu ki, beni benden başkası öldürmedi. Ne zaman, nereye anımsayamıyorum. Bir sabah vakti belki. Bir sabah vakti, kesin. Bütün bir gece dayandıktan sonra, evet. Ay aydınlığının gün ışığına karıştığı bir sırada, uzak ve ıssız bir bomboşlukta vurdum kendimi bir düelloda. Şimdi de başıma çökmüş, ağlıyorum. Öldürdüğüm, benim dünyalar güzeli gençliğimdi.
Sayfa 203·Kitabı okuyor
Belki de... Yalnız kaldığı zaman, kendisini, tümüyle acının derinliklerine bıraktığı için, insan içine çıktığında neşeli davranabilecek kadar rahatlıyordu.
Sayfa 171·Kitabı okuyor
Gene de "sen" demeden düşünemiyorum. Bu da benim hiç geçmeyecek hastalığım...
Sayfa 68·Kitabı okuyor
Bilirsin, sabit yıldızlarla bulunur yeryüzündeki yerlerimiz. Gidişine razı oluşa teselli aramaktayım... Ben hangi yıldıza bakacağım şimdi, yolumu yitirdikten sonra... yolumu yitirmemek icin?
Sayfa 67·Kitabı okuyor