Sevgili Doppler;
Geçen gün fuardaydım. Neredeyse tüm standları inceledim. Beğenip aldığım, daha önce mutlaka kitaplığımda olmalı dediğim kitaplar aldım ve senin hikayeni. Seni diğer iki seçeneğin dışında tutuyorum çünkü seninle ilgili ne bilgim vardı ne de aşinalığım sanki standtan beni çağırıyordun, öyle yoğun bir enerjin vardı ki hikayeni alır almaz okumaya başladım.
Yeni insanlar tanımayı , keşfetmeyi seviyorum Doppler . Ben senin aksine onlardan kaçıp , nefret etmiyor , büyük bir çoğunluğunu hazine olarak görüyorum. Ama seni de anlıyorum. Sen başarılı , yaşam standartları yüksek birisin. Muhtemelen hayalini kurduğun herşeyi gerçekleştirmişsin. Hayaller bitince boşluk başlar. Zamanla kendini dinlemeyi bile unutmuşsun. Ruhununa yabancılaşmış bir zavallı olmuşsun . Taki hayat sana ikinci şansı verene kadar. Evet Doppler sen yürüyen bir ölüydün, ormanda bisikletten düşünce dirildin. Sadece dirikmekle kalmadın, kendinle de tanıştın.Bu da yanlızlığın hazzını yakaladıktan sonra oldu. Eline geçen bu ayrıcalıklı fırsatı değerlendirip yüzlerce insanın hayal edip yapamadığı şeyi gözü kara yaptın. Takdire şayan bir davranış Doppler . Sen de kendini tebrik ediyor musun yoksa yeni mutluluğunun içinde tekrar sarhoş mu oldun . Bana sorarsan tekrar sarhoş oldun ama net bir yargıya varmak da istemiyorum .
Tekrar düşünüyorum da nasıl sarhoş olmayasın ki, fazla gelişmişlikten, sürekli başarı odaklı hayattan, gereksiz tüketimden ve bunun şeklinden , şehrin kalabalığından nefrete boğulmuş sen , ormanı ve kendini keşfediyorsun.
Cesaretinden ilham alanlar oldu ve olacaklar.Ama bu senin umurunda bile değil , ikinci bir yaşam hazzını yakaladıktan sonra sevdiğin insanları bıraktın ve bunu vicdanında tartmadın bile . Doppler sen bencil ve umursamaz, medeniyete düşman , amacına giden her
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,6bin okunma
“Yanılıyorsun, orman sakin ve dostanedir. Denizin sağı solu belli olmaz. Bir de dağın. Ama ormanın sağı solu bellidir ve başka her yerden daha az kafa karıştırır. Denize, doğaya ve insana hiçbir şekilde güvenilmezken, yaşamını ormanın ellerine hiç tereddütsüz bırakabilirsin çünkü orman dinler ve anlar. Orman yıkmaz, yeniden kurar ve her şeyin büyümesine izin verir. Orman her şeyi anlar, her şeyi kucaklar” diyorum.
“Peki peki. Sen yine de dikkatli ol.”
“Asıl sen dikkatli ol” diyorum.
... Ama ben kar istiyorum. Karlı havayı gerçekten çok seviyorum. Hiçbir şey o kadar keyiflendirmiyor beni. Pencere kenarında saatlerce oturup yağışını seyredebilirim. Kar yağarkenki sessizlik. Bu, bir şeyler için kullanılabilir. En güzeli, karı bir ışığın önünde seyretmek, mesela sokak lambasının önünde. Ya da sadece dışarı çıkacaksın, bırak üstüne yağsın. İnsanın tek başına bulacağı eğlenceden çok daha iyi. Ayrıca kar küremeye de bayılıyorum. Hiç bıkmam... Seni de seviyorum Bongo. Hiç fena değilsin. Ama bir kar da değilsin.