Dilan

Dilan
@Dilanco
Ne pahasına olursa olsun insan yaşamını sürdürmeli miydi? Sıtmalar, hastalıklar, zulümler, buyruklar, açlıklar, yoksulluklar insan soyunun yaşama direncini kıramamış, insanoğlu kıyımlardan, aşağılamalardan, sakatlıklardan, kırımlardan sonra bile yaşamını sürdürmüştü. Bu korkunç güç, bu sonsuz direnç, bu yaşamak için katlanılan en aşağılık durumlar neydi, ne içindi?
Sayfa 15
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Oturun bir yere, 10 dakika, rahatsız edilmeyeceğiniz bir yere... "Gerçekten hiç ayrılmayacağımı bilseydim şu anda, ayrılmayacağımdan emin olsaydım, neyi daha farklı yapardım? İlişkide neyi daha farklı yapardım?" diye sorun kendinize. Çünkü öyle oluyor ki, kaybedeceğimizden çok fazla endişe duyduğumuz insanlara çok fazla ihtimam gösteriyoruz. Her dediğini yapalım diyoruz. Ama bu ilişkiyi boğuyor.
Sayfa 50
Kıskançlık içgörünün olmadığı bir seviyedir. Kişi, “doğrusu benim yaptığım," diyerek yaptığının çok farkında olmayabilir. Burada sınır koyma üzerinde de çalışmak gerekli. Kıskançlığın türlü görüntüleri olabilir. Kıskançlık önemli bir sorundur ve terkedilme şemasıyla ortaya çıkar. Kuşkuculuk ve Terkedilme şemasıyla birlikte sık görülür. Kıskanç birisi sevgilisinin başka biriyle konuşmasından bile çok rahatsız olabilir. Hatta hayatında kimseye göstermediği reaksiyonları gösterebilir. Bu, kıskanç kişinin çocukluğundan kalma reaksiyondur.
Sayfa 41
Aslında ilişkiler çoğu zaman çocukluk acılarımızın iyileştirilmesi için büyük fırsatlardır. Çocukken alamadığımızın, geçmişimizden alacaklı olduğumuz konuların telafisi için çok uygun ortamlardır. Fakat çoğu zaman şemalar, çok yazık ki, yaraların daha da derinleştiği ortamlar haline çeviriyor süreci.
Sayfa 41