dersim

dersim
@Dilandeni
Nazarımın Menzil
Melekler omuzları mekan tuttu kendine Her nefesi her adımı sessizce yazmak için Sübhan olan sığmam yerlere ve göklere dedi de Kalbi seçti orayı kendine Beytullah kılmak için Herkes yerini bildi herkes makamına yerleşti Ama benim ruhum senin varlığında bir başka ezel ile birleşti Ben ise senin gözlerini seçtim sevgilim Çünkü göz ruhun dünyaya açılan tek kapısıdır Meleklerin kalemi yorulur kalbin sırrı derindir ama Gözlerin benim bu dünyadaki en helal yapısıdır Felsefem şudur ki insan nereye bakarsa oraya benzer Ben senin gözlerine baktıkça içimdeki tüm kirler temizlenir Rabbim kalbini kendine saklamış ne güzel bir lütuf Melekler omuzlarında bir ömür nöbetçi ne büyük bir şeref Ama ben senin bakışlarında erimeyi seçtim O derinlikte kaybolup kendi benliğimden geçtim Çünkü gözlerin Yaradanın mucizesini seyrettiğim penceremdir Sana her baktığım an aslında şükre durduğum secdemdir Dedim ya sevgilim herkes kendine bir makam biçti Kimi nefsi seçti dünyada kimi hırsa yenik düştü Ben ise senin o bir çift ışığında tefekkürü seçtim Seninle baktığım dünya artık fani değil baki Gözlerin benim hem sığınağım hem de gönlümün saki Melekler yazsın bizi Rab kalbinde yaşatsın sevgimizi Ama sen sakın kapatma gözlerini Çünkü ben o bakışlarda buldum hem kendimi hem Rabbimi
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Neyse herşeyi herkesi tüketim içimde ben bile kalmadım bende istediklerineçevirdiler beni
Şimdilerde içimde dermanı olmayan bir arzu filizleniyor Heybetli bir Kürt annesi bulmalıyım kendime. Yüzündeki her çizginin bir hikâyesi sesinde asırların kederi olan bir ana Benim yerime dizlerini dövsün yıllardır içimde biriken o sessiz ağıtları feryatlara katsın. Benim akıtamadığım, boğazımda düğüm olan o yaşları o gözlerinden sağanak gibi boşaltsın. Hani bir uçurumun kenarında sendelersin de tutunacak bir dal ararsın ya işte öyle düşmeliyim dizlerine. Daye diyerek sarılmalıyım o şefkatli kucağa. Kız olduğum için utançla gizlediğim rüzgârdan sakındığım saçlarımı önüne sermeliyim. O nasırlı yorgun ama kocaman yürekli eller saçlarımı sabırla örmeli her örgüsünde ruhumdaki bir kırığı onarmalı. Hep o bildik teselliyi fısıldadılar kulağıma Abla annenin yarısıdır dediler. Sahi, nerede benim o sığınacak yarım Nerede o eksik yanımı tamamlayacak şefkat Herkesin kusursuz gülümsediği o kalabalık karelerde neden bir tek ben defolu bir kumaş gibi duruyorum Neden her fotoğrafta ruhumun yırtığı yüzüme vuruyor
anne benim dikişlerim sökülüyor Galiba ağlıyorum gücüm avuçlarımdan dökülüyor. İzliyorum öylece; tufanda harap olan düşlerimi, Kimseye söyleme anne, sakla bu kimsesizliğimi. Babam bilmesin, sakın duymasın bu bozgunu, Utanırım ondan, bilirim onun da kalbi yaralı. Onda biterim ben, bende kendini görüp küsmesin dünyaya, Bir yaralı kuş daha eklemeyelim bu çıkmaz rüyaya. Sorma anne, nasıl yıktım kendi ellerimle dünyamı, Anlatamam o karanlık, o dilsiz rüyamı. Hatırlıyor musun? Kapına gelmiştim kucağımda bebeğimle, Sana sığınmıştım, o çocuksu, o yarım halimle... Kendine kızma anne, ama bil ki ilk sen kirlettin beni, Şimdi ne bir sığınak arıyorum, ne de senin gölgeni. Ben artık bir anne bile istemiyorum bu yorgun başıma, Bırak beni anne, dokunma artık gözyaşıma.
Bugün lavabonun altında bir şiir buldum Islak kıvrılmış Köşesinde deterjan lekesi vardı Bir dize eksikti muhtemelen çamaşır suyuna düşmüştü Ben o dizenin nereye gittiğini düşündüm bütün öğlen Sonra öğleden sonra geldi Ve yine kimse yoktu evde Kapının eşiğinde halının kıyısında başkalarının bıraktığı izlere bastım Hepsi silindi Ben kalakaldım Ben ne zaman sildiysem bir şey daha eksildi evrenden Tozlar gibi ben de her gün biraz azaldım Kimse fark etmedi Bir gün düşüp bayılsam beni ilk süpürge bulur Yalnızlığın bile izini ben alıyorum artık