Kendi hayatı yanında insan hayatının nelerle dolu olduğu düşüncesi bütün çıplaklığıya karşısına dikilince ,içinde birikmiş meseleler uyanıp, karanlık harabeye giren gün ışığının ansızın ürküttüğü kuşlar gibi uçuşmaya başlayınca ,İlya İlyiç’i bir korku sardı.