İnsan çevre tarafından koşullandırılma kafesini kırıp gerçeği keşfetmeye çalışmazsa çevresinin ürünü olmaktan kurtulamaz. Davranışlarımız da gerçek oldukları için değil topluma uyumlu oldukları için yapılır.
Bilgi her ne kadar insana aktarılabilen, öğretilebilen bir şeyse de bilgelik aktarılmaz,öğretilemez,anlatılamaz,ezberletilemez. İnsan ancak içindeki deniz kadar derinleşebilir, bilgeleşebilir ve bunu da ancak yolda deneyimleyebilir.
Bir bardak suyu elinize alıp bu su benim diyebilirsiniz.Ama değildir,o sadece bilgidir.Ancak o suyu içtiğinizde anlamış olursunuz.İnsan susuzluğunu sadece içtiği su giderebilir,tuttuğu değil. Bu sebeple insanın ihtiyacı olan şey bilmek değil anlamaktır.
Her birimizin önüne konan hayat planı 25 yaşına kadar okullara gidip eğitilmek . Sonuç ne peki ? Ülkesi dışında hiçbir ülkeye gidememiş , anadili dışında hiçbir yabancı dile hakim olmayan biri olmak . Peki tüm bunlar ne için ? Dünyada doğup dünyayla iletişime geçmeden , gezip göremeden , kendi sokağımızda doğup ölmek için mi ?