Öte yandan insanın karakterini değiştirmesi, kendine karşı zor kullanması demektir, kendinde bir şeyleri yıkması, yok etmesi demektir; yıkıp yok etmek, zor kullanmaksa pek çok şeyin yitmesi, en azından canlılığını yitirmesi demektir.
İnsan doğası tümüyle mantığın, yaşam koşullarının, gururun altına gömülmüş durumda ve hep susuyor, sesini bilince ulaştıramıyor, ben de varım, buradayım diyemiyor, ama yine de susarak da olsa çalışıyor ve hayatı kemirmeye devam ediyor.
Aşkta huzursuzluk, kaygı, aşkın kendisi değildir. Eğer huzursuzsan, kaygılıysan, tedirginsen, bir şeyler olması gerektiği gibi değil demektir, yanlış yapılmış demektir. Yoksa aşkın kendisi neşe, sevinç doludur; kaygılardan, tedirginliklerden uzaktır.