Girdiğinde kapıyı yavaşça aç, çıktığında ise kapıyı yavaşça kapat. Bu dünya öyle bir yer ki haktan ibarettir. Canlı cansız, dilli dilsiz herkesin bir hakkı vardır. Kapıyı hoyratça çarpıp gidersen kapı senden hakkını, seni kendine tekrar muhtaç ederek alır.
Edep ki ebediyen lazımdı!
...
Kalbiyle inanmayan diplerin en dibine mahkûm edilir. Mesela secde anını düşün, secdede baş yere değerken, kalp daha yüksek bir konumdadır. Secde bir bakıma kalbini aklından daha yüksek bir konuma getirmektir.
Hani insan kendi karanlığını hep en karanlık sanır ya, bazen de öyle bir an gelir ki aydınlıkta göremediğini karanlıkta görmeye başlar, acziyeti onun iftiharı olur.