Anthony Burgess'a, 1959 yılında beyin tümörü teşhisi konuluyor ve bir yıllık ömrünün kaldığını söyleniyor. Ölümünün ardından karısının geçimini sağlaması için kitaplar yazmaya başlar. Burgess bu süre içerisinde biri Otomatik Portakal olmak üzere toplam beş tane roman yazıyor fakat sonradan teşhisin yanlış olduğu anlaşılıyor.
Kitap, okurun kafasında bir çok soru yaratabilecek, konusu bakımından özgün ve sürükleyiciydi. Kesinlikle tavsiye ederim.
(Spoiler içerir)
Freud'un yapısal kişilik kuramındaki id kavramı yani zevk temelli iç güdüsel arzular olan cinsellik ve şiddet kitabın ilk bölümlerinde oldukça ön plandadır. Kitabın baş kahramanı Alex ve çetesi aklınıza gelebilecek her türlü kötülüğü ve yasadışı işleri yapan, adeta suç makineleridir. Arkadaşlırı tarafından ihanete uğrayan Alex tutuklanır.
Kitabın ikinci bölümde ise Alex'in tutuklu kalma sürecinde yaşadıkları anlatılmaktadır. Hükümet toplum kurallarına karşı çıkanları aynı yerde toplamak yerine onları iyiliğe zorlayan bir uygulama ile suçluları özgürlüklerine kavuşturacaktır. Özgürlüğüne kabuşabilmek için Alex gönüllü kobay seçilir. Sadece iyilik yapmakla görevli bir makineye dönüşür. Kişinin elinden iyilik ve kötülüğü seçme hakkı alınabilir mi? Bu kişiyi özgür kılar mı? Bu uygulamadan sonra Alex Otomatik Portakal'a dönüşür.
Alıntı: "Seçme hakkına sahip olmayan kişi kişiliğini yitirmiş demektir."
Kitabın üçüncü bölümünde ise Alex sözde özgürlüğüne kavuşur. Daha önce kötülük yaptığı insanlarla bir şekilde karşılaşır şiddete maruz kalır. Bir makineye dönüştüğü için artık kötülük yapamaz yaptığında da çok acılar çeker.
Otomatik Portakal sistem eleştiren bir eserdir. Hükümet, otomatik tepkiler veren makinaya dönüşen bir yığın insan kalabalığı yaratmaya çalışmaktadır buna karşı çıkan siyasi kişiler
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Tanrı bir kullarından ne istiyor? Tanrı'nın istediği iyilik mi yoksa iyiliği seçebilme şansına sahip olabilmek mi? Kötülüğü seçen biri gerçekte iyiliğe zorlanan birinden daha mı geçerli Tanrı' nın gözünde?
Sayfa 86 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yursever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.
Sayfa 38 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu