Kur’an der ki: “Ve ona hiç beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’ya dayanıp güvenirse Allah ona yeter. Şüphesiz Allah dilediği şeyi sonuca ulaştırır. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.”²⁸ Bu ayet, insanın sırtından dünya kadar ağır bir yükü alır. Sen sonuçtan sorumlu değilsin! Sen sadece o oku fırlatmakla sorumlusun. Rüzgârı hesap etmek, hedefi vurdurmak Allah’ın işidir. Bunu anlayan insan, “Başarısız olursam ne derler?” korkusundan kurtulur, özgürleşir. Ve sadece özgür insanlar gerçek potansiyellerini ortaya koyabilirler.
( Talâk Suresi, 65:3)
Mahremiyet adabı bize şunları öğretir:
Her şeyin bir zamanı, bir yeri, bir muhatabı vardır.
Her hakikat her kulağa göre değildir.
Her sır sahibinde güzeldir.
Öyleyse gelin, mahremiyeti yeniden hayatımıza taşıyalım. Duygularımızı, sevinçlerimizi, niyetlerimizi ihtimamla koruyalım. Unutmayalım ki mahremiyet, zarafetli insanın en sessiz ama en güçlü sesidir.