Sosyal medya artık bir paylaşım platformu değil, bir zihinsel işgal alanı. Hiç görmediğimiz insanların lüksüne, hiç dahil olmadığımız ilişkilerin krizlerine, okumadığımız kitapların özetlerine ve bizi hiç ilgilendirmeyen fikir savaşlarına zorla ortak ediliyoruz. Ekrandan taşan bu 'görsel ve duygusal şiddet', bizi kendi hayatımızın sessizliğinden mahrum bırakıyor. Hepimizin hissettiği bu tükenmişlik, aslında sınırları ihlal edilmiş bir zihnin sessiz çığlığı.