Dilek

Jacques Loeb / Çağrışımı bellek
Loeb hayvanlar arasında bilincin, çağrışımlı bellek (associative memory), yani belirli bir uyarıcı veya işaretlere istenen şekilde tepki vermeyi öğrenmeleri yoluyla açığa çıktığını öne sürmüştür. Örneğin; bir hayvanın, kendi isminin her çağrılışına tepki vermesi veya belli bir sese karşı karnının doyurulduğu yere defalarca giderek tepki vermesi çağrışımlı belleğin bir kanıtıdır.
Sayfa 375·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Watson Ruh, bilinç ve imgeyi reddetmiştir
Davranışçı psikoloji nesnel bir bilim olmak için tüm ruhsal kavram ve terimleri reddetmişti. "İmge" , "ruh"ve "bilinç" gibi kelimeler eski ruhçu felsefeden kalmıştı ve bir davranış bilimi için anlamsız kelimelerdi. Watson özellikle bilinç kavramını şiddetle reddetmişti. Watson'a göre bilinç "asla görülemez, dokunulamaz, koklanamaz, tadılamaz veya hareket ettirilemez. Bu, en az ruh kavramının ispatlanamazlığı kadar ispatlanamaz bir varsayımdır."o halde bilin sürecinin varlığını gerçek sen iç gözlem tekniği psikoloji ile tamamen ilgisizdir
Sayfa 373·Kitabı okuyor
Watson/ Davranışçılık/ etki tepki/ hayvan psikolojisini insana
Watson davranışçılığın temel prensipleri basit, dolaysız ve belirgindir. Watson'un nesnel psikoloji veya bir davranış bilimi adına verdiği Bu anlayış yalnızca nesnel gözlemler yoluyla, etki ve tepki (stimulus and response) açısından nesnel olarak betimlenebilecek gözlemlenebilir davranışsal etkinliklerle ilgilidir. Watson deneysel yardımı ve hayvan psikolojisi ilkelerini -kendisinin faaliyet gösterdiği alanı- insana uygulamak istemişti.
Sayfa 372·Kitabı okuyor
Watson'un manifestosu
Watson psikoloji eleştirileri dergisindeki bir makale ile devrimini başlattı. Yazdığım manifesto mevcut psikolojik sistemi üzerinde oldukça tahripkar ve geniş çaplı bir eleştiriydi. Eski sistemin başarısız olduğunu ve Psikolojinin gelişebilmesi için yerini davranışçılığa bırakmak durumunda olduğunu belirtmişti. Bir süre sonra bu eski düşünceye kolileri terk edildi ve davranışçılık en önemli ve tartışmalı Amerikan psikoloji sistemi haline geldi. Dahası, davranışçılık dönemin sosyal ve kültürel yaşamında daha önceki ekollerin ulaşamadığı bir konuma geldi önemli ve belirgin başarılar elde etti.
Sayfa 372·Kitabı okuyor
Yapısalci ve işlevselci Psikolojiye yapılan devrim:
1913 yılında her iki ekole karşı da köklü bir değişiklik hareketi patlak verdi. Bu basit bir değişiklik değil, gerçek bir devrimdi; her iki bakış açısının da ileri gelenlerine karşı toptan bir savaştı. Bu olaydaki hiçbir şey adım adım ve sarsıntısız gerçekleşmedi. Aksine bu olay; ani, sarsıcı ve heyecan verici, geçmişin değiştirmiş bir şekli olmayan, bir uzlaşma olmaktan uzak, her şeyiyle kökten bir değişiklikti. Bu yeni hareket davranışcılık (behaviorism) idi ve kurucusu 35 yaşındaki psikolog John broadus Watson idi.
Sayfa 372·Kitabı okuyor