Dilek

İncil /vaat edilmiş Toprak/(süt ve bal ırmaklarının aktığı yer
Süt; sevginin ilk görünümünün, ilgi ve teyitin simgesidir. Bal; yaşamın tatlılığını ona duyulan sevgiyi ve yaşama mutluluğunu sembolize eder. Annelerin çoğu "süt" verebilmektedir ama çok azı "bal"verebilir. Annenin bal verebilmesi için sadece "iyi anne" olması yetmez, mutlu bir kişi de olması gerekir. Bu amaca ulaşanlar fazla değildir. Bunun çocuk üzerindeki etkisi çok önemlidir. Annenin yaşama sevgisi, kaygısı kadar bulaşıcıdır. Her iki tutumun da çocuğun tüm kişiliği üzerinde derin etkileri vardır. Gerçekten de sadece "süt " alan çocuklarla -ve yetişkinler- "süt ve bal" alanlar birbirlerinden ayırt edilebilirler.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çaresiz birini sevmek, yoksul ve yabancı birisini sevmek kardeşçe sevginin başlangıcıdır. Kendi canından kanından birisini sevmek bir başarı değildir. Hayvan da yavrusunu sever ve onu korur. Çaresiz olan efendisini sever çünkü yaşamı ona bağlıdır, çocuk ebeveynlerini sever zira onlara ihtiyaç duyar. Sadece bir amaca hizmet etmeyenlerin sevgisinde sevgi çiçeklenmeye başlar.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Hala insanların çoğu sevgi yaratan şeyin yeti değil nesne olduğuna inanır. Gerçekte bunlar, "sevilen" kişiden başka hiç kimseyi sevmemeyi, sevgilerinin yoğunluğunun bir kanıtı olduğuna inanır. Bu, yukarıda değindiğimiz yanılsamanın aynısıdır. Çünkü, sevginin bir aktivite, ruhun bir gücü olduğunu göremediğinden kişi gerekli tek şeyin doğru nesneyi bulmak olduğuna ve bundan sonraki her şeyin kendiliğinden yürüyebileceğine inanır
Sayfa 52·Kitabı okudu
Nevrotik gelişmenin bir nedeni; erkek çocuğun onu seven ama aşırı düşkün ve buyurgan bir anneye, zayıf ilgisiz bir babaya sahip olması gerçeğinde yatabilir. Bu durumda çocuk annesine olan ilk bağlılığında takılıp kalabilir ve anneye dayalı bir kişilik geliştirir. Kendini çaresiz hisseden, almak, korunmak, bakılmak ihtiyacı duyan alıcı kişilik karakteriyle uğraşır. Babacan özelliklerden -disiplin, bağımsızlık ve yaşamı kendi başına yönetmek kabiliyetinden-yoksun bir insan olur. Herkeste, bazen kadınlarda ve bazen de otorite ve güç sahibi erkeklerde, "anneyi" bulmaya çalışır. Diğer taraftan eğer anne soğuk, ilgisiz ve buyurgansa çocuk anaca korunma ihtiyacını babasına ve sonraki baba figürlerine aktarabilir. Bu durumda da sonuç ilkinin aynıdır. Çocuk, tek yanlı baba yönelimli bir kişi olarak gelişir, tümüyle yasaya düzene ve otoriteye bağlı bir kişi olur ve koşulsuz sevgi olma ya da bekleme yetisinden mahrum kalır. Bu gelişme şayet Baba otoriter ve oğluna çok bağlı bir kişi ise daha da şiddetli olur.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Çocuk, altı yaşından sonra babanın sevgisine, otoritesine ve rehberliğine ihtiyaç duymaya başlar. Annenin işlevi, çocuğun kendini yaşamda güvende hissetmesini sağlamaktır. Babanın işlevi ise onu eğitmek, içinde doğduğu toplumda karşılaşacağı sorunlarla başa çıkması için ona rehberlik etmektir. İdeal durum, anne sevgisinin çocuğun gelişmesini engellememesi, çaresizliğine prim vermemesidir. Anne yaşamaya inanmalı, aşırı kaygılı olmamalı ve kendi kaygılarını çocuğa bulaştırmamalıdır.
Sayfa 49·Kitabı okudu