Dilek

İnsanın en derin ihtiyacı, ayrılığının üstesinden gelme, yalnızlığının hapishanesinden kurtulma ihtiyacıdır. Bu amaca ulaşmada kesin bir başarısızlık delilik anlamına gelir çünkü tam bir tecrit paniğinin üstesinden gelmek ancak dış dünyadan böylesine köklü bir çekilme ile mümkün olur. Sonunda ayrılık duygusu kalkar çünkü kişinin ayrı düştüğü dış dünya yok olmuştur.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Reklam
İradesi dışında doğduğu, iradesine rağmen öleceği gerçeği; sevdiklerinden önce veya sevdiklerinin ondan önce öleceğinin farkındalığı, kendi yalnızlığını ve ayrılığının farkındalığı, doğal ve toplumsal güçlerin karşısındaki çaresizliğinin farkındalığı. tüm bunlar onun bölünmüş, ayrı varoluşunu dayanılamaz bir hapishaneye çevirir. Bu hapishaneden kurtulup dışa yönelmediği, kendini şu veya bu şekilde insanlarla dış dünya ile bütünleştiremediği takdirde delirecektir.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Gerçekte bu delicesine sevdanın, bu birbirine "deli" olmanın başlangıçtaki yoğunluğunu, sevgilerinin yoğunluğunun bir kanıtı saymaya yanılgısına düşerler, oysa bu sadece önceki yalnızlıklarının derecesini gösterir.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Freud/ serbest çağrışım nedir? Amacı?
Bu süreçte hasta bir divana uzanır ve ne kadar utandırıcı, önemsiz veya saçma görünüyor olduğunu dikkate almadan her fikre tam bir açıklama vermesi, açık ve içinden geldiği gibi (spontan) konuşması teşvik edilir. Freud'un kanalizim metodu olarak geliştirdiği bu metodun amacı muhtemelen hastanın anormal davranışlarının sebebi olan bastırılmış hatıra veya düşünceleri bilinci getirmek, hastanın bunların farkına varmasını sağlamaktır. Freud serbest çağrışım sürecince ortaya çıkarılan hiçbir şeyin gelişigüzel, rastlantısal olmadığına ve hastanın bilinçli seçimine tabi olmadığına inanmıştı. Hastalar tarafından serbest çağrışım suresi inince açığa çıkarılan bilgiler, yaşadıkları iç çatışmaların özelliği sayesinde önceden belirlenmişti. Serbest çağrışım tekniği yoluyla Freud hastalarının hafızalarının çocukluk yaşantılarına doğru geri gittiğini ve bastırılmış hatıraların çoğunun cinsel konularla ilgili olduğunu bulmuştur.
Sayfa 587·Kitabı okuyor
Freud Bilinçaltı kavramindan bahseden ilk kişi değildir ama...
Bu nedenle Freud bırakın keşfetmeyi, bilinçaltı kavramından ciddi anlamda söz eden ilk kişi bile değildir. İlk düşünürlerden bazıları bilinçaltından sadece bahsetmiş olmalarına rağmen diğerleri bu kavrama büyük bir önem atfettiler. Yine de freud'dan önce hiç kimse bilinçaltı güdülerin öneminin farkına varmamış ve bunların nasıl araştırılacağına dair bir yol bulamamıştı. Freud bilinçaltının keşfedilmesinde, daha önceden anlaşılamaz olduğu düşünülen şeylerin açıklayabileceğini düşünmüştü. Bilinçaltı duygu ve düşüncelerin doğrudan veya dolaylı olarak davranışı etkilediğine inanmıştı
Sayfa 569·Kitabı okuyor
Reklam