Çocukluğumda; akşam olup da lambalar yandığı zaman hep neyi merak ederdim biliyor musunuz? Özellikle hüzünlüysem. Acaba o evdeki mutlu mu? Şu an içinde bulunduğu zaman akıp gidiyor mu benimki gibi? Ben ağlıyorsam eğer o gülüyor mu? Herkes evinde huzurlu mu yaşıyor?
Penceresinde ışık olan her ev mutlu muydu? Bence asıl soru buydu. Maalesef hayat herkese toz pembe yüzünü göstermiyor. Hatta bazen savurdukça savuruyor. İşte bu kitapta onların hikayelerini okuyacaksınız. Kavuşamayan sevgililerle birlikte hüzünlenecek, sahte sevgileri okuduğunuzda öfkeleneceksiniz. Hele bir de yitirilmiş bir can varsa tarifsiz bir gam içinde olacaksınız.
Anne ve babasının ayrılığı ile ruhunda büyük boşluklar oluşan, hayatının en travmatik olayını yaşayan Audrey Hepburn oldukça zor bir çocukluk geçirmişti. 2. Dünya Savaşı’nı yaşamış,