… Sefil Ali içeri girdi. Doğru saza gitti. Duvardan aldı. Ol duğu yere oturup saza düzen vermeye başladı. Birden bir türkü tutturdu. Kalın gür bir sesi vardı. Ses, Sefil Aliden çık mıyor gibiydi. Türkü bin yıl öteden geliyor... Uzaktan dağlar dan, Çukurovadan, denizden geliyor. Denizin tuzu, çarnın sa kızı, yarpuzun kokusu bulaşmış. Öyle bir türkü. "Gel benim derdime," diyor, "bir derman eyle. Alemler derdine derman olansın."
… Koca İsmail, aşiret lafı açıldı mı günlerce anlatır, yorulmazdı. Özgür bir dünyanın özlemini çekerdi. Her sözünün başı, "Dadaloğlunu görmüş adamım ben," derdi. Bununla çok övünürdü.