“Onun üstüne yazı yazmadığı yalnız gökkubbe kaldı”derlerdi. Ama o da (para kazanmasına bakmayarak) daima bir beddua gibi her şairin yakasına yapışan sefaletin pençesinden kurtulamıyordu.
…deniz o kadar durgun, o kadar durgundur ki kimi günler, karıncalar su içer, diyordu. Herhal bugünkü deniz için söylüyordu. Doğrusu, deniz kıpırtısızdı.
Deniz, küçücük bir kıpırdasa su içen karıncaları alır götürürdü.