... o kadar heyecanlandırmıştı ki beni, dünyada kutlanması gereken unutma günleri olması gerektiğini düşünmeye başlamıştım. Yılda bir gün, dünya halkları birbirlerine yaptıklarını, çektikleri ve çektirdikleri acıyı unutmalı. Hayal edebiliyordum unutan halkların kahkahalarının yükselişini...
... belki de acıyordu bana. Çok önemli bir hastalık, büyük bir felaket yaşamış ya da yaşıyor olmalıydım... ben biliyorum hastalığımı. Adı bile vardı. Belki tıp kitaplarında değil, ama edebiyat ve felsefe kitaplarında rastlanıyordu ismine:
Yaşama hastalığı... bir çeşit alerji. Oksijene.
Her duvarı tuğla tuğla inşa edenine yedirmeye kararlı insanlar tanıdım ben. midesi bulandığı için seyretmekten, televizyonuna ateş edenleri gördüm. çünkü anlamışlardı. en büyük duvarın, televizyon ekranı olduğunu. ne geçebilirsin öbür tarafa ne de duyurabilirsin sesini. dünyanın en yüksek ve en sağlam duvarı televizyon ekranı!