Dilruba Çoban

Dilruba Çoban
@DilrubaC
yazılım mühendisi
28 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Spoiler İçerir !
Puan vermedi·288 syf.··
2025 12. kitabı
Kitabı ilk gördüğümde bir Kore dizisi esintisi taşıdığını düşünmüştüm. Ergenliğinde Kore dizileri izlemeye başlamış, sonrasında bunu çok sevmiş, şu yaşında bile vakit buldukça Kore dizileri izleyen biri olarak kitapla ilgili olarak heyecanlanmıştım. Çünkü hem kitap okumayı seviyor olmam, hem de Kore dizilerini seviyor olmam ve bu iki lezzetin tek bir yerde birleşmiş olması fikri beni çok mutlu etmişti. Ama ne yazık ki öyle olmadı. Kitapla ilgili tek üzüldüğüm nokta bu olabilir. Onun dışında kitabı çok beğendim. Aslında kitapta belli bir heyecan ya da olay yok. Bu yüzden belli bir kısma kadar sıkıcı bulmuştum ama sonra fark ettim ki bir olay ya da heyecana gerek duymadan da kitaptan zevk alabiliyorum. Yani demek istiyorum ki, illa diğer kitapların standartlarına uymak ve bir olay içermek zorunda değil. Kendimle bu konuşmayı yaptıktan sonra kitapta karakterlerin ikili, üçlü konuşmaları beni çok içine çekti. Onlar konu, fikir hakkında konuşurlarken “Ben de gitsem, otursam yanlarına, ben de fikrimi söylesem,” dedim çoğu konuşmada. Hayali bir pastane ya da kitabevi açmak isteyen biri için hayallerin gerçekleşme hissiyatını kuvvetlendiren bir kitaptı diyebilirim. Kitapta geçen kitabevinde yapılan okuma etkinlikleri, söyleşiler tam olarak hayal ettiğim, istediğim ortamlardı. “Neden Kayseri’de yok, neden ben de katılamıyorum böyle etkinliklere?” diye söylenerek üzülmekle geçti. Kitapta Youngju’nun Seungwoo ile ayva çayı içerken yaptığı mutluluk üzerine konuşma, kitapta okurken çok zevk aldığım ve üzerine düşündüğüm konuşmalardan biriydi. Bu kadar sevmemde bence sahnenin kurgulanışının da etkisi var diye düşünüyorum. Birlikte yürürlerken aniden çay içmeye karar vermeleri ve kendilerine en yakın çayevine gidip orada ayva çayı içerken, o çayın onlarda eski zamanlardan bir şeyi
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu inceleme duygusallık içerir !
Puan vermedi·208 syf.··
2025 5. kitabı
Beyaz Dişi'yi yıllar önce, ortaokuldayken okumuştum. Türkçe dersi için klasiklerden biri okunup özeti çıkarılacaktı. Ben de Beyaz Dişi seçmiştim. Kitabı okuduktan sonra okul kitaplığına bağışlayacaktık.Bu ödev için belli bir süre vardı. Ben de kitaplıktaki okunmamış klasiklerden en ince olanını seçip okumaya başladım. Bitirdiğimde ise çok duygulanmış, çok etkilenmiştim. Şimdi aradan yıllar geçti… Ortaokuldaki o öğrenci gitti; üniversitesini bitirmiş, kocaman bir kız olmuş Dilruba, yine aynı heyecanla o günleri yâd ederek bu kitabı tekrar okudu. Tekrar okumamın iki sebebi vardı. Birincisi, kitabın beni çok etkilediğini hatırlıyordum ama aradan geçen yıllarda olay örgüsünü unutmuştum. Bu yüzden okuyup tekrar hatırlamak istedim. İkincisi, bu kitabı okurken yaşadığım zamanları hatırlamak, o günlerde hissettiğim duyguları yeniden hissetmek istedim. Okul kitaplığına bağışladığımız için kitap bende yoktu. Bu yüzden sahafa gidip yeniden aldım. Bu tarz, anlam yüklediğim kitapları sahaflardan almak beni daha da mutlu ediyor. Buraya kitabın içeriğiyle alakalı bir şeyler yazmayacağım; belki yine unutur, yıllar sonra tekrar okurum. :) Dipnot:Kitaptaki son sahnenin etkisinde çok kaldığım için hemen ChatGPT'ye gerekli promptları girerek o sahnenin görselini oluşturmasını istedim. Ortaya çok güzel bir görsel çıktı. İncelemenin sonuna onu eklemek istedim ancak buraya eklenmediği için ileti olarak paylaşacağım.
Beyaz DişJack London · Karanfil Yayınları · 201695,5bin okunma
Spoiler İçerir !
Puan vermedi·236 syf.··
2025 1. kitabı
Kitabımı bitirdim ve "Ben ne okudum?" diye sorguladım. Sabahattin Ali’nin daha önce iki kitabını okumuş biri olarak, bu kitabı okumaya heyecanla başlamıştım. Ne yazık ki sonu hüsranla sonuçlandı. Kitap, yazılmak için yazılmış gibiydi. Bir olay, bir heyecan bekledim ama istediğim o şey bir türlü gelmedi. Daha Kürk Mantolu Madonna ve İçimizdeki Şeytanı okumamış olsam, belki bu kadar beklentiye girmezdim. Ya da bilmiyorum, yine de girerdim herhalde. Çünkü kitapta bir akış eksikliği vardı. Kitabın ana kahramanı Yusuf üzerinden bir heyecan gerekliydi, ama sahici ve güzel işlenmiş bir heyecan. Kitabın ilk sayfalarını okuyunca ve kitabın adından da yola çıkarak, Yusuf’un Kuyucak ile bağlantılı bir hikâyesi olacak, geçmişle bir hesaplaşması yaşanacak diye düşünmüştüm. Hiç öyle olmadı. Kitapta, askeri anlamda zor zamanlar geçirildiği anlatıldığında, "Herhalde askere gidecek ve orada bir şeyler olacak," dedim, ama yine olmadı. Muazzez ile kaçtıklarında, "Tamam, burada can alıcı bir hikâye başlıyor," derken yine olmadı. Kısacası, kitap benim açımdan hiç okunmaya değer bir anlam kazanmadı. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Şahinde nasıl bir anne demeden edemedim. İnsan, kızını eliyle kötü yola düşürür mü be kadın?
Kuyucaklı Yusuf Sabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 2019210,4bin okunma
Spoiler İçerir !
Puan vermedi·112 syf.··
2025 2. kitabı
İnanılmaz akıcı ve güzel bir kitaptı. Kısa ama etkili bir kitaptı. Şu ana kadar okuduğum Stefan Zweig kitaplarından en beğendiğim kitap oldu diyebilirim. Kadının, kocasını aldatırken yaşadığı o hazzın; sonrasında o yakalanma korkusu, sürekli diken üstünde duruşu, elindekilerin kıymetini kaybetmeye çok yakınken anlaması, kitapta çok iyi işlenmişti. Aslında rutinlerimiz, hayatta ne kadar da önemli. Yaşarken bunun farkına varmasak da kaybetme korkusuyla karşılaşınca, basit bir yürüyüş yapmanın bile nasıl lüks ve özgürlük olduğunu anlayabiliyoruz. Kitabın ana teması, aynı zamanda kitabın adı olan "korku" duygusunun işlenmesiydi. Kadın karakterimiz İrene, kocasını aldatıyor. Bir gün, sevgilisinin evinden çıkarken bir kadın önünü kesip, yaşadığı yasak ilişkiyi açığa çıkarmakla tehdit ediyor. Zaten olaylar da buradan sonra kopuyor. İrene, olayların açığa çıkmaması için kadına para vererek onu susturuyor. Ama bu sırada, hayatında saklamaya çalıştığı şey yüzünden mahvoluyor. Bu olayın kötü yönleri kadar, İrene’nin hayatında olumlu etkileri de oluyor. İrene, çocuklarının ve hayatındaki küçük mutlulukların insanı ne kadar mutlu ettiğini; günlük yaşantısının ne kadar özgür ve güzel olduğunu fark ediyor. Kadının tehditlerine dayanamayan İrene, yaşadığı baskıyı kaldıramayacağını düşünerek intihar etmeye karar veriyor. İntihar için eczaneden ilaç aldığı sırada, eşinin gelmesiyle her şey değişiyor. Çünkü eşi, İrene’nin kendisini aldattığını zaten biliyormuş ve o şantajcı kadını da kendisi tutmuş. İrene’nin yaptığı yanlışı anlayabilmesi için böyle bir şey yapmış, ki başarılı da olmuş. Derken, finalde eşi İrene’yi affetmiş; İrene, şantajcı kadından ve yaşadığı baskıdan kurtulmuş; kendi hayatının güzelliklerini keşfetmiş oluyor. Yazar Stefan Zweig olunca, kitabın sonunda bir intihar
KorkuStefan Zweig · Anonim Yayıncılık · 2020124,8bin okunma
Üç ayların fazileti...
10/10
·72 syf.··
2024 20. kitabı
Hazır üç aylar geliyorken üç aylar hakkında bilgi edinmek için okunacak müthiş bir mini kitap. Cep kitabı boyutunda az sayfalı ama zengin içerikli bir kitap. Üç aylar geliyorken ne yapmalıyım nasıl karşılamalıyım derken tesadüfen evimizin kitaplığında bulduğum bir kitabın beni böyle güzel bilgilerle donatacağını tahmin etmezdim. Ablamın yıllar önce almış olduğu , kitaplığımızda sayfalarının sararmaya yüz tuttuğu bu kitabı gün yüzüne çıkarıp hakkını verdiğim için ayrı mutluyum. Kitap mübarek gün ve gecelerin neler olduğunu ve o günleri nasıl geçireceğimizi anlatıyor. Farz namazlar dışında kılınabilecek ve Efendimizin tavsiye ettiği namazlardan bahsediyor. İki kez okudum, neredeyse her yerin altını çizdim diyebilirim. Bilmediğim ne kadar çok şey varmış dedim.Aslında bu mübarek gün ve geceler bizim için ne kadar kıymetliymiş ve ben bu zamana kadar ne kadarda boş geçirmişim. Allah önümüzdeki yılda gelecek tüm bu özel günleri hakkını vererek geçirmeyi nasip etsin...
Mübarek Gün ve Gecelerde İbadetlerimizHüseyin Okur · Haceğan Yayınları · 200578 okunma