Bazı çocuklar üzülünce susar. Annesi daha çok üzülmesin diye. Bazıları korkusunu saklar. Babası öfkelenmesin diye. Bazıları
"iyiyim" der. Evdeki gerilim büyümesin diye.
Dışarıdan olgunluk gibi görünen şey, içeride erken öğrenilmiş bir geri çekilme olabilir :)
Bazı yaralar bağırarak gelmez. Sofrada otururken gelir. Ses tonuna karışır.
Nasihatin içine gizlenir. Fedakârlığın gölgesinde büyür.
Insanın içini en çok karıştıran şey, sevildiği yerde daralmasıdır.
"Sezgiden benim anladığım, zekânın tarafsız bir ürünü olduğudur. Fakat ne yazık ki, insanlar nadiren olağanüstü şeylerde ve bilim ve hayattaki büyük problemlerde tarafsız olarak rol almışlardır."
Eğer ölmek ve öncesinde de bize en yakın olanları kaybetmek zorundaysak, ölümün kaçınılmaz bir rastlantı değil de, acımasız bir doğa kanunu, ilahi bir zorunluluk olduğunu kabul etmek daha kolaydır.