Rüyalar bize, bastırılmış olanın normal insanda da var olduğunu ve ruhsal etkinliğine devam ettiğini gösterir. Rüyanın bizzat kendisi bastırılmış olanın dışavurumudur; teoriye göre her durumda, somut deneyimler uyarınca ise en azından çoğunlukla, rüya yaşamının en önemli özelliklerini ortaya kotan, bastırılan öğedir.
Geriye dönüp baktığımızda utançtan özgür
çocukluğumuz cennet gibi görünür gözümüze.
Zaten cennet de kişinin çocukluğuyla ilgili
bütüncül bir fantezisinden başka bir şey değildir.
Bu yüzden de insanlar cennette çıplaktır ve
birbirlerinden utanmazlar. Sonra utanılarak ve
korkularak uyanılan o an gelir, insanoğlu
cennetten kovulur ve cinsel yaşam ve kültür
başlar. İşte bu cennete artık ancak her gece
rüyalarımızda geri dönebiliriz.