“Hepimizin yaraları var keke min e delal dedim. Biz derin yaraların çocuklarıyız, yaralarımız, bazen benim yaram gibi yüzde olur, bazen de senin ki gibi yürekte... Yaralarım... onlar, henüz her şeyden bihaber olduğum zamanlardan kalmadır, onları ne zaman aldım, hiç hatırlamıyorum.”
“İnsanın dünya üzerinde "yalnız" kaldığı anlar vardır... Böylesi anlarda, içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi?”
“Kürtler için Newroz, sıradan bir bahar bayramından öte toplumsal hafızanın ve kimliğin en güçlü ifadesidir.
Kökenini zulme karşı başkaldıran Demirci Kawa
efsanesinden alan bu gün, ateşin arındırıcı ve aydınlatıcı gücüyle harmanlanır. On yıllar boyunca yasaklara karşı bir varoluş mücadelesine dönüşen Newroz, Rehşan gibi isimlerin ödediği ağır bedellerle toplumsal belleğe kazınmıştır. Bugün yakılan her Newroz ateşi, sadece doğanın uyanışını değil; her kışın bir sonu olduğunu ve en sert fırtınaların ardından baharın mutlaka geleceğini müjdeler. Rehşan ise bu baharın gelişini hızlandırmak için kendi karanlığını feda eden, hüzünlü ama kararlı bir ruhun adıdır.”