Kitabi henuz bitirmedim. Cok az kaldi bitmesine ama o kadaaaar guzel ki surekli kitaptan bahsedesim gerekiyor. 1989 tarihli bir roman olmasina ragmen dili nasil bu kadar guncel hayretler icinde kaliyorum okurken. Konu cok akici cok surukleyici islenmis. Olay orgusu ve fikir sahane. Okudugum ilk Pinar Kür kitabi. Ama resmen aşık oldum diyebilirim. Nice Pınar Kür kitaplarına diyorum. Eger siz de benim gibi okumak icin gec kaldiysaniz daha fazla ertelemeyin. Cunku cok buyuk bir kayip.
Bir kitap hakkinda ne dusunecegimi bilemedigim nadir anlardan biri saniyorum ki. Hatta herkes ne demis acaba diye bakma ihtiyaci duydum. Gordum ki ozetle kimse bilmiyor. Seven sevmeyen sanat diyen demeyen...
Benim icin yazarin ilk kitabıydı. Uzun zamandir da kutuphanemde bekliyordu. Hepimiz mutlaka denk gelmisizdir alintilarina. Hem bu sebeple okumak istedim hem de bu sebeple okumayi erteledim sanirim.
Otobiyografik ozelligi olmasi nedeniyle o beylik laflarin heybetli cumlelerin nereden geldigini net olarak anlayabiliyoruz. Ama sanirim sadece tek bir kitapla tanimlanabilecek bir yazar degil benim icin. Sevdim ya da sevmedim demek icin erken sanirim. Okumaya devam eder miyim? Onu da net söyleyemiyorum. Sindirmek icin zamana ihtiyacim var. Belki baska bi zamanda baska bir ruh haliyle okumak objektif bir degerlendirme icin daha dogru olacaktir.
Ekmek ArasıCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20228,2bin okunma