İnsanlar kanaat kelimesini yanlış anlıyorlar. Sanıyorlar ki kanaat; aşağılığa, düşük hayat seviyesine razı olmak; büyük işlerden geri durmak; maddi ve manevi alanlarda ilerleme umudunu yitirmek; açlığı, fakirliği ve yoksulluğu benimsemektir.
Kanaat olana razı olup olabilecek için çalışmaktır... Kanaat, alın teri karşılığı kazanılana razı olmak, başkasının kazancına göz dikmemek demektir. Başkasının kazandığını görünce, onu kıskanmamak, onun gibi çok çalışmaktır. Kanaat, çalışmayıp tesadüfen önüne çıkanı kullanmak, başka bir şey aramak demek değildir.
Kanaat: "Önce kanaat, gözü ve gönlü tokluk doğru anlaşılmalıdır. Kanaat; tembellik, gayretsizlik değildir. Aksine nimete şükür, kaderi rıza ve nimeti vereni bilmektir. Çağımızdaki sıkıntıları en temel sebeplerinden biri, açgözlülüğün doğurduğu doyumsuzluktur, hırstır, tamahtır.