İman eşittir Tevhid... Yani, Allah'ın varlığına ve birliğine inanıp, tek ilah ve tek Rab olarak Allah'a inanmak ve Allah'ın istediği şekilde yaşamaktır. Allah'ı tek kanun koyucu, tek hüküm sahibi, tek rızık veren, tek terbiyeden olarak bilmek ve Kur'an'da tarif edildiği şekli ile inanmaktır. İnancın gölgesinde bir hayat sürdürmektir.
İman bir yönüyle Musa olma davasıdır... Musaların davası iman davasıdır. İman; Allah'a baş eğmek için firavunlara baş kaldırmaktır. Firavunlara baş kaldırmayanlar, Allah'a baş edemezler. İnsanlık tarihi bunun şahididir.
Yazarlar kalemiyle İslam'ın güzelliklerini anlatmak sureti ile insanların kalplerinde İslam çiçeklerinin yeşermesine vesile olacaklardır.
Hatipler İslam'ın güzelliklerini hem yaşayarak hem de anlatarak insanların kalplerine İslam tohumlarını ekeceklerdir.
Filozoflar ortaya koydukları fikirleriyle insanların İslam'a yaklaşmasına vesile olacaklardır.
Şairler İslam'ın güzelliklerini bütün edebi sanatları kullanarak yazdıkları şiirler ile insanların akın akın İslam'a koşmasına vesile olacaklardır.
Ressamlar en güzel resimlerini İslam'ın güzelliklerini çizerek insanların İslam ile tanışmasına vesile olacaklardır.
İdareciler ellerindeki imkanlar ile insanların İslam ile tanışmasına ve yaşamasına vesile olacak şekilde kullanacaklardır.
Ordu, İslam'ın gücü olarak zulme ve haksızlığa işgal ve sömürüye karşı duracaktır.
Halk, her bireyiyle İslam'ın muhafızı olacak ve İslam'ın yayılıp yaşanması için elinden geleni yapacaktır.
Ancak bu şekilde İslam toplumsal olarak içselleştirilecek ve diğer insanların da İslam ile buluşmasına vesile olunabilecektir.