Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanlarım
Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
iki arada bir derede duyguya alışıyorum
Bir yanım bırak diyor bir yanıma,
Diğer yanım kesin değil! Henüz tanıştık
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar
Kalbime, kalbimi kanıtlamaktan
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum.
Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum!..
Can Yücel
Sinemada Mimarlık kitabını almamla birlikte her hafta kendi oluşturduğum listeye göre filmler izliyorum. Bu hafta ise benim için ayrı bir yeri olan 2001: Space Odyssey filmini tekrar izledim. Hala çağın ötesinde olmayı başarabilen bu filmi kitapta göremeyince eklemek istem. (Kubrick’in The Shining(bu da çok iyidir) ve A Clockwork Orange filmleri mevcut.) Filmde o kadar çok konuşacak detay var ki... hangisinden bahsedeceğimi bilmiyorum bile. Galiba en çarpıcı sahnelerden biri yapay zekanın hataların sadece insanlardan kaynakladığını söyleyerek tüm mürettebatı öldürmeye çalışmasıydı. ( Jupiter yolculuğunu tehlikeye attıklarını düşünüyordu) Özellikle 1960’larda yapıldığını düşünersek, yapay zekanın duygularının olup olmadığını sorgulanması gibi konular oldukça çarpıcı aslında. Aslında her açıdan böyle, mimarisi ve modası bile oldukça modern ve fütüristik. Ses tanıma teknoloji ve görüntülü konferanslar gibi. Dediğim sahneyi de buraya ekliyorum. İzleyen varsa sizin en sevdiğiniz sahne veya konu hangisiydi ?
youtu.be/ARJ8cAGm6JE
Can Kazaz-Sürekli Dert
Hiçbir halttan mutlu olamıyorum
Yine de kedim bile sakinleşiyor sesimle
İçimde kopanları anlatabilsem
Hepsinden önce kendim anlayabilsem
Kim getirdi beni bu hâle?
Bu hâlim niye?
Ne düşünüyordum kafamın içinde?
youtu.be/PSNr7TfhOQo