"İlim Çin'de bile olsa alınız" diyen Hz. Muhammed'in sözünden yola çıkarsak İslam'ın bilgiye ve ilme verdiği önem anlaşılmaktadır. Peki böylesine ilme ve öğrenmeye değer veren bir medeniyetin bugün geldiği noktada neden İbni Haldun, Farabi gibi değerler ciddi çalışmalarla ele alınmamaktadır? Çok mu ilerledik de bu değerlere ihtiyacımız yok, ya da çok mu geriledik de bu değerleri anlayamıyoruz?
İnsan bir fikre, mezhebe taraftarlıkla karışırsa kendisine söylenen her şeyi doğru kabul eder. Yalanı doğrudan ayıramadığı için de davranışları yalanlarla şekillenir.