Cudi'den Sincar Dağları'na geçtiler. Şeyh Adî türbesinin bulunduğu Laleş Tapınağı'nı ziyaret ettiler. Havanın sıcaklığı değil, ama Adulê'nin aşkı Dewrêş'in içini kaynatıyordu. Her gün biraz daha eriyordu. Gözleri iyice çukura kaçmış, avurtları çökmüş, boynu incelmiş, bacakları çıta gibi olmuştu. Dewrêş yanıyordu. Her gün Şengal Dağı'na çıkıyor, şarkı söylüyor, aşkını destanlaştırıyordu. Ne yağan yağmur, ne Zap Suyu, ne Dicle Nehri, ne de dağların zirvesindeki kar yüreğindeki ateşi söndüremiyordu.
Yüreğimi söküp götüren bir aşkın romanıdır, kitaplara yüreğimi açan ilklerinden iliklerime kadar giden bir kitaptır