Jan Dost

Jan Dost

YazarÇevirmen
9.4/10
85 Kişi
·
178
Okunma
·
19
Beğeni
·
957
Gösterim
Adı:
Jan Dost
Unvan:
Kürt Şair, Yazar
Doğum:
Suriye, 12 Mart 1965
Jan Dost 1965 yılında Suriye'nin Kobani köyünde doğar. Yazmaya daha on yaşındayken başlar. 15 yaşından itibaren de anadili Kürtçeyle duygularını, yazmak istediklerini daha iyi ifade ettiğini anlar. Kürtçe yazmaya yönelmesinde, abisinin Kürtçe şiir yazmasının, annesinin Kürt Şair Melayi Ciziri'nin şiirlerini ezbere okumasının payı da vardır. Ve tabi ki milli duyguların gelişmeye başlamasının da... 1986 da Kela Dimdim destanını günümüz Kürtçesiyle yazar. 2000 yılında Avrupa'ya gitmeden önce 9 kitabı daha yayınlanır. 2000'den sonra Mijabad yayınlar Mahabad şehri üzerine. Sonra da Şeyh Said üzerine 3 gav 3 Darek romanı. Mem u Zin'i Arapçaya çevirir.
Te em sotin bi arê dûriyê
Te em kuştin bi derdê bêriyê
Xelk hemî kêfxweş şad in bi kenîn
Te dane Mem û Zine, xem û şîn
Jan Dost
Sayfa 527 - Avesta
Bir insan, insan olur da nasıl suçlu olabilir? Biz bu dünyada, birimiz ötekimiz gibi hep insan değil miyiz?
"..Her adam ve insan kalbini hakiki aşkın ateşinin üstüne vermedikçe, o ebediyete kadar yüreği kirli bir şekilde kalacaktı..."
Azadî azadîya hiş e ne ya laş e. Dibe ku tu destgirêdayî di zindanekê de bî lê ji kesekî li derveyî zindanê azadtir bî.
Ger kesek bihata himberê wî
Wê Tacdîn bibûya kujêre wî
Bêgav bûn xeber birin ji bo mîr
Mîr jî pîyên wî xistine zincîr
Jan Dost
Sayfa 626 - Avesta
Ji bo kela xwe eger ez bimrim
Di dîroké de cîhekî digrim

Lé eger roké ji rojén zeman
Ji gora reş re em bibin mévan

Evîna min û te ew jî dimre
Dikeve goré bi te re û min re....
Jan Dost
Sayfa 127 - jan dost kela dimdimé(weşana melsa)
Zîn hat û bi wê bejna xwe ya wek dara çamê
Mîna dareke serwê, sîya xwe da ser gora memê
Pê ra dikir qêrîn bi awa û aheng
Bi ser felekan diket ew deng
...
-Ev ne hibr e Temo. Ev hêsrên dilekî suhtî û aware ye.
(Bu mürekkep değil Temo.Bu yanmış ve avare bir gönlün gözyaşlarıdır)
545 syf.
Beklenen incelemeden herkese merhaba:)
Bu incelemeyi Ahmedi Xanî okuma etkinliği dolayısıyla ısrarla inceleme yazmamı isteyen arkadaşlar için yazıyorum.

Kürt edebiyatının baş yapıtı olan bu eser, dengbêjler aracılığla dilden dile aktarılarak günümüze kadar geldi.
Bu cümleyi yazdıktan sonra bir güzellikle başlamadan olmaz. Bilenler bilir o güzelliği, bilmeyenler için de aşağıya linkini bırakıyorum.:)
https://youtu.be/9x0JpjtbdQ4
İncelemeye güzellik kattığıma göre kaldığım yerden devam edebilirim.

Anlatılan bu aşk hikâyesi, 'Memê Alan' adıyla Kürt halkı arasında yaygın olan ve mitolojik ögeler barındıran eski bir destandır.
Ahmedi Xanî; Mem û Zîn'i, 'Memê Alan' destanından ilham alarak dönemin yaşantısına göre kaleme almış ve sözlü gelenek yoluyla bu zamana kadar gelen destanı, yazıya geçirerek ölümsüzleştirmiştir.

Eser Allah'a ve Hz. Muhammed'e övgü ile başlar, devamında eseri neden Kürtçe yazdığına değinmektedir. Mem û Zîn'in büyülü aşkını anlattıktan sonra Ahmedi Xanî kendi kalemiyle bize birkaç şey daha aktarıyor ve kitap burda bitiyor.

Mem û Zîn bir aşk hikâyesi midir?
Evet ama kesinlikle salt bir aşk hikâyesi değildir.
Ne yazık ki çoğumuz bunu göz ardı ediyor.
Mem û Zîn, kendi bünyelerinde doğruluğu, iyiliği, güzelliği, çaresizliği ve suçsuzluğu temsil ederken; Bekir,( küçükken çok kızdığımda Beko derdim.) Kötülüğü, fesatçılığı ve ikiyüzlülüğü temsil eder. Yazar iyinin ve kötünün çatışmasını eserin sonuna kadar hissettirir.
Bunu yaparken sözcükleri o kadar güzel kullanıyor ki adeta kendimizi o atmosferin içindeymiş gibi hissederiz.


Buraya kadar kitapta geçen olayları anlattım. Şimdi de çocukken dinlediğim ve çok sevdiğim bu hikâyeyi neden bugüne kadar okumadığımı birkaç cümleyle aktaracağım.
Çocukluğun o saf, masum ve büyülü güzelliği beni bu hikâyeyi istediğim şekilde sonlandırmama imkan veriyordu. Kendim hikâyeye bir son yazmıştım ve bu yıllarca hep böyle devam etti. Ta ki kitabı bitirip bu acı sonla yüzleşene kadar. Evet bugün ben bu kitapla büyüdüm. Çocukluğumun kahramanlarını kendi elimle toprağa gömdüm. Şimdi izin verirseniz köşeme çekilip yas tutmak istiyorum..

Bu kadar şey söylemişken bu yorumu da buraya bırakmazsam her şey yarım kalacakmış gibi:)

https://youtu.be/WLVXRz3y4to

Her daim sevgi ve kitapla kalın..
725 syf.
·27 günde·Beğendi·8/10
Kürtçe yazılmış bir klasiktir, okuyalım dedilerdi, dünyanın dört bir yöresinin şiiri destanı okunur da kendi toprağımızın şiiri-destanı-efsanesi okunmaz mı, okunur tabi :)

Pdf ole okuduğum için her bir yerini renkli renkli işleyemedigim için çok üzgünüm. Bir çeviri dili bu kadar güzel bu kadar etkiliyken orjinali nasıl uçuyordur çok merak ettim, anlatımı o kadar etkileyici ki hiç dua ederken bu kadar şairane olunabileceğini düşünmemiştim:)

Sağolsun Ehmede Xanî sayesinde bol bol dua ettim:)öte tarafta kurtarır mı bilemem:)

Kötülük bu kadar hakimken aşkın kazandığı nerde görülmüş, değil mi? Anlatmaya gerek yok konuyu.

E bunları yazarken filminden bir ezgiyi de paylaşmadan edemeyeceğim:)
https://youtu.be/UfYn7Ns0Fn8
725 syf.
·Puan vermedi
Benim memleketimin efsanevi aşk hikayesi. Nasıl bir aşkdır ki bu mem zindana atılırken zinin aşkından ölür, ve zin de memin aşkından kendini dicle nehrine atar. Mezarları da şırnağın cizre ilçesinde bulunuyor. Ve ikisi yan yana gömülmüş tıpkı gül bahçesi gibi kokuyor mezarları . Kessinlikle herkese tavsiye ederim....
725 syf.
·23 günde·7/10
âh ile yutkunamadan bitirdim bu muazzam eseri.
gönül isterdi ki, incelememi kürtçe yazabileyim. ilk defa kürtçe bir eser okumama vesile olduğunuz için https://1000kitap.com/Nojdar öncelikle size çok teşekkür etmek istiyorum.

ehmedê xanî'nin o dönemdeki eserlerde kullanılan dillerin yanısıra bu eseri kürtçe olarak bize ulaştırması, eserlerimizden, kültürlerimizden, değerlerimizden, dinimizi yaşayışımızdan bihaber olmadığımız için en büyük şükranlarımı da ona sunmak istiyorum.

kitabın ilk kısımlarında Allah'a ve peygambere övgülerle yazar, şair, kürt edebiyatçısı ve alim olan xanî'nin teslimiyetini, saf ve sağlam inancını, samimiyetle kitap boyu dile getirdiği acziyetini, mühim nasihâtlerini demleyememek elde değil.

kullanılan üslup, dil ve ahenk ile düşündürücü, sürükleyici, lezzetli ve de oldukça hisli bir okuma gerçekleşiyor. aşkın ötesinde mesaj, mana, vahiy, hadis dolu bir derya var önümüzde. aşkın saflığı, samimiyeti, nizamı, efsunu, âhı, ecri, hudûdu uzun uzun anlatılıyor.
aşk ile okunsun efenim!

kitap boyunca en yürekten âmin ve ecmâinleri şu duaya serpiştirdim:
"Allah'ım xanî'yi kendine âşina kıl"
725 syf.
·Beğendi·10/10
Büyük bir aşk ve şevkle alıyorum kitabı elime. Çok büyük beklentilerim var Mezopotamya'nın bağrından çıkmış iki gencin birbirine olan sürrealist aşkı. Filmini çok beğenmiştim umarım kitabı daha iyi olur. Yöresel oluşundan mıdır, gerçekten çok büyük bir aşk olduğundan mıdır ve ya kavuşamamalarından kaynaklanan çektikleri zorluklarından mıdır ya da bunların hepsinin birleşiminden kaynaklanan bir şeydir bilmiyorum ama MEM U ZİN aşkı bende çok özel bir yere sahiptir. Halen bile bir yerde denk geldim mi veya karşılaştım mı kötü oluyorum.
725 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Mem u zin
Bir nevi leyla ile mecnun diyebiliriz
Ortaguda bir aski anlatiyor
Diller irklar cografyalar farkli olsa da askin dili tektir
Okunulmasi gereken yasanmisliklar ...
725 syf.
·5/10
Mem u zin i cizrede Nun nebi caminin avlusundaki kitapçıdan satın almıştım, ve henüz kitabı okumadan 300 metre ötedeki türbesinide gezmiştim kitabı okuduğumda zalim bekonun seven iki gence yaptığı zülüm kadar basit gibi gözükse de anlamlı olduğunu gördüm....
725 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Ben bu kıtap sayesınde kıtapnokumaya heveslenmıstım dıye bilirm cok begenerek okumustum yanı onerebılırm ve bu hayata guzel olan hersey zor dur dıye bılırm Ne yapacagimi bılemedıgımız zamanlar da aklımıza gelen ılk sey zaman ve sabır diyoruz ve asla ve asla dememek pes etmemek bu da senın elıde
256 syf.
·Beğendi·10/10
Selim Berekat jî mîna Yaşar Kemal kurd e, lêbelê bi zimanê xwe nenivîsiye, çawa ku yaşar Kemal bi tirkî nivîsandiye Selîm Berekat jî bi erebî nivîsandiye, lê mejî û dil her kurd bûye. Perik ji aliyê Jan Dost ve ji erebî bo Kurmancî hatiye wergerandin. Mijar hebek tevlihev e, lê xweş e. Hemdî Azad, Mem Azad, Mirovê Mezin lehengên sereke yên romanê ne
725 syf.
·Beğendi·10/10
Gökyüzündeki göktaşları üzerine anlatılar, öyküler çoktur elbet. Kimi gökyüzündeki yıldızların kaymasını, dünyada herkesin bir yıldızı olduğu, bu dünyadan göçüp giden bir bedenin toprağa düşmesi olarak ifade eder. Kimi her bir gök taşına bir anlam yükler ve burçları yorumlarken bu anlamda hayatlarımıza dair sözcükler döküverir önümüze. Mezopotamya'da her yaz mevsimi başlangıcında toprak damlı evlerinin üzerine kurulan tahtlarda iki parlak yıldızın hikayesi anlatılır. Yaz başlangıcıyla birlikte birbirine her gün biraz daha yaklaşan iki yıldız. Aslında herkesin bildiği bir öykünün gökyüzünde yeniden dile gelmesidir. 'Mem û Zîn', Ehmedê Xanî'nin o meşhur dilden dile dolaşan yaşanmış aşk hikayesi dinlendiğinde bu yaşanmış öykü yeniden canlanır yüreklerde ve göz bebeklerinde. Bir film izler gibi seyre dalar, gökyüzünde bu iki parlak yıldıza bakakalırsın. Bir araya gelip kavuşacakları anı beklersin yaz boyunca. Öyküyü bilmeyenler için heyecanla beklenir kavuşacakları an. Bir de anlatıcının yaşadıkları vardır; buğulu gözler anlatır aslında her şeyi. Yine de tutamaz, dökülüverir yaşanmışlıklar. Öykü geçmişe götürür anlatıcıyı. Elektriksiz günlerin tek göz odalı toprak evlerinde herkeste kolay kolay bulunmayan radyonun belli zamanlarda açılmasıyla dinlenen Erivan Radyosu'nda çalan bir kılama kulak kesilir oda içerisinde toplananlar. Bir kulak da dışardan gelen bir cızıltılı telsiz sesine kulak kesilir. Pil bulmak kolay değildir. Radyonun açılmadığı zamanlarda gaz lambası ışığı altında Arapça yazılmış Mem û Zîn öyküsünün okunduğu, daha sonra okuyucunun Kürtçe'ye tercüme ettiği o günlere doğru yolculuk başlamıştır artık, hiç bitmesin istenir bütün acılarına rağmen. Yoksulluğun fazlasıyla kendini belli ettiği o günlere. Bütün imkansızlıklara rağmen mutlu olan insanların özlem duydukları o günlere... Mem û Zîn'in sevdasına karışır koca bir ömür. Dengbêjler gözlerini kapatıp ellerini kulaklarına götürdüğünde her şey sessizliğe bırakır yerini. Doğadaki her şey sana yakındır artık. Su, güneş, yıldızlar, bitkiler... Bir düş yeni bir düşe doğru yol almaktadır. Anlatıcı kafasını kaldırıp gökyüzüne baktığında yeniden döner öyküsünü anlatmaya...

Yazarın biyografisi

Adı:
Jan Dost
Unvan:
Kürt Şair, Yazar
Doğum:
Suriye, 12 Mart 1965
Jan Dost 1965 yılında Suriye'nin Kobani köyünde doğar. Yazmaya daha on yaşındayken başlar. 15 yaşından itibaren de anadili Kürtçeyle duygularını, yazmak istediklerini daha iyi ifade ettiğini anlar. Kürtçe yazmaya yönelmesinde, abisinin Kürtçe şiir yazmasının, annesinin Kürt Şair Melayi Ciziri'nin şiirlerini ezbere okumasının payı da vardır. Ve tabi ki milli duyguların gelişmeye başlamasının da... 1986 da Kela Dimdim destanını günümüz Kürtçesiyle yazar. 2000 yılında Avrupa'ya gitmeden önce 9 kitabı daha yayınlanır. 2000'den sonra Mijabad yayınlar Mahabad şehri üzerine. Sonra da Şeyh Said üzerine 3 gav 3 Darek romanı. Mem u Zin'i Arapçaya çevirir.

Yazar istatistikleri

  • 19 okur beğendi.
  • 178 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 176 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.