Dilek

Dilek
EVLİ
Uluslararası ilişkiler
Alanya
17 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Spoiler!
Puan vermedi·133 syf.··
2024 56. kitabı
Asırlardır hiçbir ihtişamını kaybetmeden günümüze kadar gelmeyi başaran bir Dünya edebiyatı klasiği. Birbirlerine düşman olan Montegue ve Capulet ailelerinin süregelen kan davaları ve birbirine aşık olan evlatlarını konu alan bir eser. Bu yönüyle aslında klasik ve sıradan bir öykü. Kahramanlarimiz, Romeo ve juliet maskeli bir baloda tanışır ve aşık olurlar Romeo ciddi olduğunu göstermek için hemen evlilik teklif eder, ailelerden habersiz evlenirler ancak Juliet in başkasıyla evlendirilmek istenmesi işleri cikmaza sokar. Rahip bu aşıklar için bir plan yapar, düğün günü Juliet i 48 saat ölü gibi gosterecek bir zehir verir. Ancak bu haberi Romeo ya ulastiramadigi için Romeo, Juliet in öldüğünü sanır ve onun mezarı başında intihar eder. Uyandığında sevgilisini ölü bulan Juliet onun hanceriyle intihar eder. Bu olaydan sonra aileler düşmanlıklarina son verirler. Ask ve nefret, barış ve düşmanlık, yaşam ve ölüm arasındaki tezatliklari konu alan mükemmel bir başyapıt olmasına rağmen şiirsel ve ağır anlatım beni biraz sıktı. Kavuşmanın imkansız olduğu her hikaye hep ilgi çekmiştir. Kitabın yapmak istediği vurgu ise sevginin herseyin üstünde olduğu, aşk için ise ölümün göze alınacağıdır.
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2024 55. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2024 23:19
Kitabı sadece iki defa elime aldım ve ikinci de bitirdim. Okuduğum ilk Şermin Yaşar kitabiydi ve aşırı beğendim. Günlük hayatta karşılaşacağımız karakterler mevcut ve günlük bir dilde yazılmış. Yalın, samimi... Karakterler, bir aileye mensup insanlar ve iç sesleriyle kitaba dahil oluyorlar. Her karakterin söylediklerine istinaden bir diğer aile üyesi ona cevap veriyormuş gibi ilerletilmis kitap. Bu yönüyle tarzı farklı. Bir kitap ama 9 hayat hikayesi. Olayların görünen kısmı ve görünmeyenin iç yüzü... Sırlarla dolu bir aile. Disardan bakınca bir arada ama aslında kaotik bir ilişki ortamı. Karakterlere bakınca hepsinin ortak sancısı anne ya da baba tarafından görülmeyen sevgisizlik. Hepsi yaşamaktan muzdarip. Sevgisiz büyüyen bireylerin, zihni travmatize olur. Benlik ve ozguven duygusu körelecegi gibi başkalarına olan güvensizlikleri de artar. Bu kişilerin nihai amaçları sevgiyi bulmak olsa da, sevgiyi bulduklarında onlara nasıl davranacaklarini bilemez, görmedikleri o ilgi ve sevgiyi göstermeyi de beceremezler. Karakterlerin, temelinde sevgisizligin sebep olduğu güvensizlikten kaynaklı sırları vardır. Bu sırlar yıllarca benliklerini çürütür. En sonunda sırlar ortaya çıkar ve sükunet o zaman başlar. Hayat kısa, söyleyin bilsinler :)
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,1bin okunma
9/10
·304 syf.··
2024 53. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2024 21:40
Spritüel tarzdaki kitapları teorik olarak sevsemde hiçbir zaman uygulama aşamasına getirememisimdir ama bu türdeki kitapları her bitirdiğimde kısa süreli de olsa hayata pozitif bakma sevkine nail oluyorum. Bedenini ve ruhunu senkronize bir şekilde yonetebilenlerin gerçekten insanustu olduklarına inanıyorum çünkü benim açımdan kurulması zor bir denge. Kitabın karakteri Maelle'i, Seyir adlı kitabin kahramanı olan Mina'ya benzettim. İkisi de pek de memnun olmadıkları yaşam stillerini, icsel dönüşüm yaşayarak daha makul hale getiriyorlar. Maelle, kanserden muzdarip arkadasinin, bulunan bir manevi yöntemi( ruhun hastalıkla mücadeleye ikna edilmesi) denemek istediğini ama gördüğü kemoterapi yüzünden gidemeyeceğini onun yerine Nepal'e gidip el yazması yöntemini almasını emrivaki bir istekle rica eder. İşkolik olan Maelle için bu kabul görülür birsey olmasa da, ondan ilk defa birsey isteyen arkadaşını kıramaz ve birinin hayatına dokunma düşüncesinden de kendini alikoyamaz. Bu yolculukla birlikte düşünce yapısı ters düz olur, gerçek aşkı bulur ve mutlu hikayesi başlar. Yazar, iyileşme, yenilesme sürecine bilimsel açıdan da yaklaşmış. İnsanı madde olarak tanımlamış ve boşlukta olan akıllı bir enerji olarak ifade etmiş. Uzay, zaman, mekan gercekliklerinden bahsetmiş ama ben o kısımları pek algılayamadım. Yazara göre iki mefhum vardır. Korku ve sevgi. Kötü tecrübelerimiz, hirslarimiz, bireyci bakış açımız "Ego" duygusunun doğmasına neden olur. Egonun bizi korkularimizdan koruduğunu zannederek zırh gibi kullanırız ama o bizi hiçbir şeyden korumaz. Hayatımıza ışığın girmesi için o zırhı çekmemiz ve kalbimizin sesini dinlememiz gerekir. Yazar, pozitif bakış açısını benimsetmek maksadıyla, kitap kahramanini eleştiren insanlara bile ılımlı, anlayışlı ve minimal
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,1bin okunma