Yüz yıldır okullarda ve ekranlarda, binlerce kitap ve en az yüzlerce isim ne diyordu? Sevr'i çöpe attık. Devlet-i Aliye kabaca 65 ulus devlete parçalandığına göre Sevr uygulanmış demektir.
Çekindikleri en önemli unsur, halkı esir olarak tuttukları sistemin koruyucularının kendileri olduğunun anlaşılmamasıdır. Haksızlık karşısında susup bu ihaneti korumayla görevli oldukları için yine de kendileri bana göre dilsiz şeytandır.
İçinde bulunduğunuz ve adı konulamayan tüm kaosların ana nedeni, bu tarihte ve sonrasında yaşanan kanlı gelişmelerdir. O günden bugüne kadar bildiğimiz her şey 'gölge'nin tasarımıdır. 'Gölge' her yerdedir ve önümüze konan hemen hemen her bilgi bizi yalan bir matrixin (kontrolün) içinde yaşatır.
Toplumun aklı parçalara ayrılıp her düşünce yapısına göre farklı partiler oluşturdu ve terör, zafer gibi algılar ile zihinler ele geçirildi. Terörü, partiyi ve finali belirleyen sistem, kardeşi kardeşe kırdırdı da kimse gerçek işgali fark edemedi.
Devlet sensin hatırla! Yoksa...
Haçlıların maskesi yerli ve milli, muhafazakar ve milliyetçi, dinci ve Atatürkçüdür. Münafıklar çetesi gerçekte Haçlı'dır. Sonları da tabi ki hazin olacaktır. Münafikun suresi tam da onları tarif eder.
"Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!" Münafikun, 4